Ahiret unutkanlığı

#1
Sponsorlu Bağlantılar
Ne gariptir şu insanoğlu dünya (Felek)ya dair çook önemli İstek (istenen)leri vardır bitmek tükennmek bilmeyen Para, mal, mülk, makam, mevki, şöhret ve hepsinin dahası


Nedir önemli olan bizim için?




Hepsine birden sahip olmak mı?


İstediği her şey (Bilinmeyen)e sahip olanlar gerçekten çook mu mutludur? Mutmain olur mu, nefis madden ve manen doyar mı?


Yoksa bir avuç toprak mıdır, doyuran insanın gözünü?!


“Minarede ölü var diye bir acı salâ” bizim için hiç okunmayacak mı zannnedeRriz? Bütün enerjimizi sahip olmaya harcamış, yatırımlarımızı yalnızca dünya (Felek)ya yapmışsak, Ölüm (sonsuz başlangıç)ü unutmuşuzdur zaten


Acaba nefesimizin ne zaman tükenneceği


bildirilseydi ne yapardık? Nasıl bir hâleti ruhiye içerisinde olurduk? Sayılı soluklarımızı hesapsızca kullanabilir miydik? Tüketebilir miydik dakikalarımızı, “Bu gün Allah (c.c) için ne yaptın” denileceğini bile bile?


şüpesizki hayır!


Bilseydik eğer dünya (Felek) Hayattının geçiciliğini;


Buruk bir tebessüm olabilirdi belki yüzümüzde, ama kolay kolay çatılmazdı Artık (gayrı) kaşlarımız, hemen


sinirlenmezdik, inciten, acıtan kelime(kelam)leri, çooktan çıkarmış olurduk lügatimizden Rabbimizle baş başa kalabilecek ortamlar oluşturmaya çalışırdık Belki de Halk (ULUS) içinde hakk ile olmak, Hayatt biçimimiz olurdu Mevlâna’nın, “Eğer herkesleysen ve

bennsizsen hiç kimseyle değillsin/Eğer bennimleysen ve hiç kimseyle değillsen herkeslesin” dediği gibi yaşamayı isterdik


Bilseydik eğer;


kâinatı hece hece okumayı isterdik gece gündüz Karanlıktan korkmaz, aydınlıktan rahatsız olmazdık


Bilseydik eğer;


başımızda gölge eden kara bulutlara ah vah etmek yerine, tedbiri elden bırakmaksızın sabırla yağmurrun yağmasını bekler, huzurun nirengisini yaşardık

Bilseydik eğer;


İbadetlerimizde devamlı olurduk Geciktirmemize neden olan zaruretler önceliklerini yitiriverirlerdi


Bilseydik eğer;


vird olurdu dilimize rengine boyandığımız, aşkına uyandığımız güzel Rabbimizin isimleri


Bilseydik eğer;


günahlarımıza yüreğimizle ağlardık Ebediyete ulaştığımızda huzurunda utanmamak için güzel amellerimizi artırmaya çalışırdık


Bilseydik eğer;


“Yarabbi, Bana (şahsıma) ilk namazı soracağın için emrolunduğum üzere onu dosdoğru kılmaya çalıştım”


“Yarabbi, Bana (şahsıma) dünya (Felek)lık olarak verdiğin emanetleri fazlasıyla emrettiğin yerlere ulaştırdım”


“Yarabbi, kullarının Bana (şahsıma) olan sevgisi ve muhabbeti benni değerlendirmende bir ölçü olacak biliyorum Çünkü sen, “Kullarımın sevdiğini benn de severim” diye buyuruyorsun, benn de bunun için kul

hakkkına girmemeye ve Kâbe’yi yapar gibi gönüller yapmaya çalıştım Sonsuz bir sevgiyle yalnızca senin için sevdim” deRrdik

Senin için severdik Hem bu kâinatta var olan her şey (Bilinmeyen)de senden bir parça varkenn incitilmiş olsak bile, haddimize midir bizim senin yarattığını beğenmemek ve sevmemek

Sen bu dünya (Felek)yı ve bizleri habibini sevdiğin için yarattın Formülü ne ihtiva edeRr ki sevgi,

dokunduğu her şey (Bilinmeyen) uhrevîleşir, melekleşir, taş gönüllerde güller bitirir Ne kadar güzel bir hissediştir gül alıp gül satmak

Sevgi; insanın yaratılış hamurunda,

Sevgi; bir yetimin başını okşayan peygamberimin dokunuşunda,

Sevgi; ensarın özverisinde,

Sevgi; Hz Ebubekir’in arkadaş (dost) yüreğinde,

Sevgi; Bilal-i Habeşî’nin siyah tenine düşen inci tanesi göz yaşlarında,

Sevgi; Veysel Karanî’nin adım adım Rasûl’e yürüyüşünde

Sevgi; Hz Âyşe’nin anam babam sana feda olsun deyişinde,

Sevgi; senin Kelam Kadiminin her harfinde,

Sevgi; benn değill, biz bilincine sahip olmakta

Bilseydik eğer; sevgi ve muhabbetin tadını

sevgisizliklerimizi pişmanlık göz yaşlarıyla yıkardık

Bilseydik eğer unutur muyduk ?


Bize Hayattın ve Ölüm (sonsuz başlangıç)ün hakkikatlerini unutturan ihtiraslara, tamahlara binlerce kere ah Ve bu unutkanlığın masiyetlerine binlerce kere af


Bize bizi,


Bize seni


Bize Hayattın hakkikatlerini,


Bize ahireti unutturma ya Rabbi


dünya (Felek) Hayattında telafi edilmesi mümkün olan küçük unutkanlıklarla kıyas edilebilir mi "ahiret unutkanlığı"