Ahmet Cemal Şiirleri - Ahmet Cemal'in En Güzel Şiirleri

#1
Sponsorlu Bağlantılar
Ahmet Cemal Şiirleri - Ahmet Cemal'in En Güzel Şiirleri

Bir Gün

Ölüm İlişkileri'nde yaşayanlara...

Bir gün, tıpkı karşılaştığımız gece
Benim olduğun yaşta, bana dönmek isteyeceksin;
Yüzünde solmuş kaç sabahın birikintileriyle,
Yorgun olmaktan çok, aşınmış;
Yüzüme kapattığın onca kapıyı
Artık omuzlayamadan,
Seslenmek isteyeceksin.

Zamana diş bileyeceksin o gün, belki ilk kez;
Bir zamanlar dokunulmazlığına inandığın için,
Yanlış çıkarttığın bütün günahların ağırlığıyla.
Hep izlerinin sürdüğün yüz ve ten çizgileriyle
İnsanlara yaş biçtiğin günleri anımsayacaksın,
Hani titreyen parmaklardaki sıcaklığı hiç duyamadığın.
Bir gün, tıpkı karşılaştığımız gecede olduğu gibi,
Dirseklerimizin birbirine değmesini isteyeceksin,
Onca çizgi peşinde koşmanın günahını
Artık en bulanık aynalara bile çıkartamayarak.

Yaşamından gelip geçmiş olanları sayacaksın;
Hep bir iki geceliğine,
Bedeninde otel gibi kalmış olanları,
En kısa ömürlü sevgilerin imzasını bile
Hiçbir sayfana atamadan
Ve sonra bir de gerçek yitirdiğini;sana
Yüzlerindeki çizgilerin ardından,
En duyarlı kalemlerle, yalnız sana giden
Yolların haritalarını çizmiş olanları.

Bir gün, tıpkı karşılaştığımız gece
Benim olduğum yaşta, beni arayacaksın,
Solmuş onca haritanın çizgilerini
Aşınmış bakışlarınla seçemeksizin...

Ahmet Cemal

 

#2
Geçmiş Bir Dua Kitabından I

Nice yazsonlarında
Eylül yapraklarına
Gergeflediğiniz öyküleriniz
Tozlu bahçelerde unutuldu mu hiç?

Sonbahar sürgünüdür gidişleriniz.

Benekli kedilerin döktüğü sütlere
En sessiz adımlarla basıp,
Kaç izle geçersiniz

Sabahlardan birinde
Benim dediğiniz evlerden
Kendiliğinizden çıkmalısınız,
Vedasız ve kimseyi uyandırmadan.

Anılarınızı yıpratabilirler.

Ayağa takılabilecek ne varsa
Toplamalısınız ayrılmadan ve saklamadan
Kırık dökük sevgilerinizi köşe bucağa;
Bir gün bulup
Avuçlarında ısıtırlar diye
Beklemeden.

Onları -bilin! - şimdi yalnız
Eskicilerde satılan taş plakların
En iç bulandıran cızırtılarıyla
Süpürgelik diplerine üfleyeceklerdir.

Küf kokulu çekmecelerin bile
Çok görüldüğü anılarınız varsa eğer,
Şimdi kuşların havalanmadığı bahçelerde
Solmaya bırakınız.

Ahmet Cemal
 

#3
Geçmiş Bir Dua Kitabından II

Büyük gönül serüvenlerinizin ardından gelen bu yıkımlar
İçin size yardım koşturduk.
İlk iş, geçmişin kırık camlı sabahlarını unutun
Artık düşlerinizde kalmış evlere yine arada bir sevgiler
Bırakın
Kimse yokken ve kimseye gözükmeden
Gözükmenize zaten izin yoktur
Ama birilerinin ayakları sevgilerinize takılabilir
Engelleyemezler.
Şimdi siz kendi tapınaklarınıza koşun ve denizin altına
Uzanan yosunlu sunaklarda bin kez kutsanmış alınlarınızı
Birbirinize yapıştırın
Duyacaksınız
Sevdiğiniz gün yeryüzünde beklenmiştiniz
Sevginizden geriye kalmalı ki beklensinler
Artık katılmadığınız sabah ayinlerinin dualarını yine edin
Ve onları ilk sabah rüzgârının kanatlarına usulca
yerleştirin
Duyulacaktır...

Ahmet Cemal
 
#4
Hiç Olmayacak Bir Gece

Hiç olmayacak bir gecede
Bir sokağı, sırılsıklam, yakalamak
Bir ucundan, geçip gitmeksizin.

Kar ortasında donmuş bir güneş.
Büyük Sahra'da yürüyen buz dağları.
Kadife yüzeyli kaktüsler.
Düşlerde bile kalmamış.

Hiç olmayacak bir gece için
Koştuğumuzda birbirimize,
Yazıp yaşayamamaktı, biliyorduk
Artık özlemleri bile
Hak etmediğimizi.

Yarın sabah marketlere dolacak
İnsanlar, ellerinde
Yazarkasaların fiş kusmukları.
Sonra bankalarda
Teleişlemlerin mucizeleri başlayacak.
Paydos düdüğüyle işçiler,
Gözlerinde üretimin parıltısı
Ve ceplerinde
Farkına varılmaksızın yitirilmiş
Yaşamların kırıntılarıyla
Tulumlarını asacaklar.

Hiçbiri, hiçbiri bilmeyecek,
Hiç olmayacak bir gecede,
Hiç geçilmeyecek bir sokağı
Islak uçlarından yakalamanın
Ne demek olduğunu.

Çünkü onlara
Hiç anlatılmayacak...

Ahmet Cemal
 
#5
Özyaşam Öyküsü

Asmalımescittendir kafakâğıdım;
Nil Lokantasında yazıldım okula,
On masalı birinci sınıfım.
Orospulardı ilk karnemi ıslatanlar.

Babamı burada tanıdım,
Orospu değil diye anamı boşadığında;
İnsanlar tutturduklarında
Babana benzeme, diye,
İlk otele burada taşındım.

Diplomamı Viyana Lokantasından aldım,
Alt katında Madam Edith'in piyanosu;
Valsler bastılar tuz yerine yarama.
Ceplerimde hep anoson kokulu anılarım.

Ciğerlerini tükürürken ölen babamı
Kedili Josefin'in pansiyonundan taşıdılar:
Elimde ondan kalanlar bir bavul,
Benimle bu sokakların kadınları ağladılar.

Asmalımescitte kaldı asıl kimliğim,
Ve sırtımda bir küfe pazarartığı sevgi.
Sonradan kitaplar verdiler,
Bense hep yaşamdan çevirdim...

Ahmet Cemal
 
#6
Aç Gözlülük

Mumlarımızn alevlerini bile
koruyamadık
en büyük yangınların
yolunu gözlerken.

Ahmet Cemal

Anlat Bana Nedir Aşk?

İlk günbatımının hemen ardından söylediklerimiz, bir
yüzyıl sonra da geçerli olabilirdi ve biz, güneşe
boğulmuş bir ilkyaz sabahının ilk saatlerinde, en çalışkan
çiftçilerle yarışarak, zamanı değirmenlerimize çuvallar
dolusu taşıyabilirdik. Bunları düşleyemiyorsak eğer,

anlat bana, nedir aşk?

İlk mektuplarımızla birlikte okumayı sökerdik ve
ellerimizin tutkusu uğruna en yakıcı özlemleri göze
alabilirdik. Sonra geleceği müjdelenmiş yokülkelerin
tapınaklarında beklemek yerine, şimdi ele geçirilmiş bir
gecenin saatlerinde eritebilirdik. Yapamamışsak bunları
eğer,

anlat bana, nedir aşk?

Sabahın ilk dalgaları bizi kumsalda bulmayabilirdi ve
biz, günah çıkartmak için mavi sığınaklarımızı yeğlerdik.
Köpüklü haritalarda yerimizi arayanlar, bir an sonra
haritalarını yitirirler, sonradan, çok sonradan
söylencelerimizle yetinmek zorunda kalırlardı.
olmamışsa söylencelerimiz eğer,

anlat bana, nedir aşk?

Ahmet CEMAL


Bizsiz Odalar


Belki çoğumuzun yaşamında
arkamızdan çok acele toplanmış
ve izlerimizin çabuk yok edildiği
odaların burukluğu vardır.

Ahmet CEMAL



Ucuzluk

İstersen yarına ertele
beni sevmeyi
çünkü beni istimlâk ettiler.
Yarın başlayacaklar
yıkmaya
Enkazımı
daha ucuza alırsın!

Ahmet CEMAL



Vesvese

Sen var ya,
nedense beni hep
senden sormalarından
korkarsın.

Ahmet CEMAL