Ahmet Süreyya Durna'nın şiirleri

#1
Sponsorlu Bağlantılar

BAYRAĞIMDIR İLK AŞKIM

Ben güzel sevmedim bayrağım kadar,
Dalgalanır nazlı nazlı göklerde.
Onu sonsuz ufuklarda,
Onu uç denizlerde,
Onu görmek istiyorum her yerde,
Benim ondan daha başka kimim var?

Ben onun sevdalısı, ben onun delisiyim,
Eksi kırk derecede kanımı kaynatan o!
Yüreğimi hoplatan,
Gece düşüme giren,
Aklımı oynatan o!
Kabul ederse eğer onun sevgilisiyim

Ay yıldızı yakışır al rengine,
Baş tacıdır cümle güzelliklerin.
Süzülür yükseklerde,
Kuş bakışı süzülür.
Dolaştım kıtaları rastlamadım dengine,
Albenili dilberidir göklerin

Duyunca adını başkalaşırım,
Aslî görevimdir selâma durmak.
Medar-ı iftiharım,
Remzi hürriyetimin.
Bu onurlu pâyeyi derûnumda taşırım,
Ne olur şevkime dokunma yâ Hak!

Vatanımda şehidimin kefeni,
Bir de gönderlerde kutsal bayrağım.
Düşündükçe,
Derinlere daldıkça,
Alır ötelere götürür beni;
�İlk Aşkım�a ait şu gönül bağım!

Hayat kaynağımdır ömrüm boyunca;
Hava gibi, ekmek gibi, su gibi.
Ancak ayrı kalabilirim
Ondan, tek ancak;
Şâhit ol ey Kâinatın Sâhibi!
Başımı musalla taşına koyunca.

Ahmet Süreyya DURNA
 

#2
ANADOLU AŞKI

Anadolu aşkı ateştir bende,
İsli ocaklarda yanar tüterim.
Emânet sayılan bu ruh bedende,
Nasıl bulunduysa, öyle yiterim.
***
Hüzün seansında ilk akşamların,
Tepe dallarında nârin çamların,
İç içe kenetli toprak damların,
Saçağında serçe olur öterim.
***
Kaybetti ferini gözlerim nemden,
Hayli zebun düştüm sinsi veremden.
Farklıyım bu yönde dertli Kerem�den,
Mecnun�dan, Ferhat�tan daha beterim.
***
Seyyahlıkla geçti bunca zamanım,
Tozlu yollarına kurbandır canım.
Sevgisiyle kuşatılmış her yanım,
Gam yükünü taşımaya yeterim.
***
Vatan ki başlıca derdim dâvamdır,
Uğrunda ölmeye inancım tamdır.
Bir uçtan bir uca yurdum yuvamdır,
Karış karış toprağında biterim.

Ahmet Süreyya DURNA
 

#3
DEM-İ VUSLAT

Deprem olmuş tufan kopmuş farketmez,
Deli gönlüm bir sevdadan çarketmez,
Ne vazgeçer ne de uslanırım ben.
***
Gam değil ekmeğim, aşım kesilse,
Kör testere ile başım kesilse,
Aşkın sofrasında beslenirim ben.
***
Sırılsıklam vurgunum can dostuma,
Ağma bulut! çakma şimşek üstüme!
Yağmur yağmasa da ıslanırım ben.
***
Enginlerde sığmaz içim içime,
Oturmaz kalıba, girmez biçime,
Çıkar yükseklere seslenirim ben.
***
Seferber olsa da eşyanın tümü,
Hiç bir kuvvet taşıyamaz yükümü,
Kendi yüreğime yaslanırım ben.
***
Bir elimde cımbız, birinde tarak,
Körler aynasına gözsüz bakarak,
Karanlık gecede süslenirim ben.
***
Gücenmeyin, darılmayın boşuna,
Çene çalıp yorulmayın boşuna,
Altın olsam gene paslanırım ben.
***
Ölüm döşeğinde en zor anımda,
Sevgili! yeter ki sen ol yanımda,
�Dem-i vuslat� diye hislenirim ben.

Ahmet Süreyya DURNA
 
#4
DOSTLUK MESAJI

Dâhilde Trabzon�a, Tonya�ya selâm olsun.
Mudanya�ya, Kulu�ya, Konya�ya selâm olsun.
Hariçte Hanya�ya, Kenya�ya, İspanya�ya;
Hasılı topyekûn dünyaya, selâm olsun.

Ahmet Süreyya DURNA
 
#5

PLATONİK AŞK

Sanki kaygan bir zeminde,
Yürüyorum biteviye.
Peşimden ağır gölgemi,
Sürüyorum biteviye.
***
Deli gönlüm dert sâhibi,
Bulanık görünmez dibi.
Bir aşkı sarmaşık gibi,
Sarıyorum biteviye.
***
Gam taşırım harman harman,
Kesildi dizimde derman.
Canan için can alıp can
Veriyorum biteviye.
***
Aklım oynar yâr dendi mi,
Coşar yıkarım bendimi.
Kırık aynada kendimi,
Görüyorum biteviye.
***
Dilimde gizemli isim,
Kalbime kazınan resim,
Ben Mecnunsam bu Leyla kim?
Soruyorum biteviye.
***
Bağım dökse de gazeli,
Varsın essin sevda yeli.
Hayâlimdeki güzeli,
Arıyorum biteviye.
***
Nereye dönsem yönümü,
Kör aşk kapatır önümü.
Günüm tutmuyor günümü,
Eriyorum biteviye.

Ahmet Süreyya DURNA
 
#6
GEÇMİŞİN İZLERİ

Ataerkil aileydik eskiden
Gâyemiz horantaca birlik idi
Ayrılık gayrılık değildi bize göre
Çünkü bizi biz eden;
Düzen ve doyumsuz dirlik idi
Mütemadiyen

Tek diz otururduk yer sofrasına
Aynı kaptan yer içerdik böylece
En üst başta dedem
En alt başta biz
Kaşık daldırırdık çorba tasına
Hepimiz

Aştan sonra iş taksimi başlardı
Ve herkes yönünü işine çevirirdi
Akşam eve dönende;
Babam dedeme günlük tekmil verirdi
Kaide kural vardı, hoş saygı vardı
Mezkûr dönemde

Ya gün görmüş ninem!
Kaç kez iner çıkardı taş merdivenlerden
Bakmazdı asırlık yaşına, gövdesine
Vücuduna kramp girerdi birden
Ne doktor bilirdi ne em
Adı: Gülsenem

Un elerdi anam, hamur yoğururdu
El sürmezdi nîmete besmelesiz
Tandır yakıp ekmek ederken,
Aslan kesilirdi yelesiz
Yorgunluktan dili damağı kururdu
Bağ bostan derken

Kimse şikâyetçi olmazdı hâlinden
Hattâ iki rekât şükür namazı kılmak
Yaşam borcuydu
İnançta her şeyin üstündeydi hak
Korkulurdu günahtan, kul vebâlinden
Mutlak

Evin en büyük çocuğu ben olduğumdan
Bana emanet edilirdi kardeşlerim
Avuturdum onları bahçe damında
Bu huzur ortamında;
Berraktı düşüncelerim, �ak�tı düşlerim
Yaz eyyamında

Ahmet Süreyya DURNA