Hürrem sultanın Kanuniye yazdığı mektup

#1
Sponsorlu Bağlantılar
Yüzümü yere koyup* mutluluk sığınağı ayağınızın topraklarınızı öptükten
sonra* benim devletimin güneşi ve saadetimin sermayesi sultanım* eğer
bu ayrılık ateşine yanmış* ciğeri kebap* sinesi harap*gözleri yaş
dolu* gecesi gündüzü belirsiz olan* hasret deryasına gark bi-çare*
aşkınız ile müptela* Ferhat ile Mecnun'dan beter şeyda kölenizi sorarsanız;
ne zamandır ki sultanımdan ayrıyım* bülbül gibi ah u feryadım dinlemeyip*
ayrılığınızdan dolayı öyle bir halim var ki* Allah* kafir olan kullarına
dair vermesin.

Benim devletim* benim sultanım* özellikle* bir buçuk ay olduğu halde
sizden bir haber gelmemesi yüzünden* Allah biliyor ki * hiçbir şekilde
rahatlık yüzü görmeyip* gece gündüz ağlayıp* kendi hayatımdan el çekip*
cihan gözüme dar oldu. Ne yapacağımı bilmeden ağlayıp gözyaşları içinde
gözüm kapıları gözlerken* ol ferdü rabbü'l alemin* aleme rahmet eden
subhan-ı Yezdan* cümle aleme inayet nazarın edip* fetih haberi ve
müjdeli haberlerini yetiştirdi. Ve bu haberi işitince Allah biliyor
ki* benim padişahım* benim sultanım* ölmüş idim taze can buldum.

………Benim Sultanım* şehir hakkında soracak olursanız; şimdilik henüz
hastalık devam etmektedir. Ancak önceki gibi değildir. İnşallah Sultanım
gelince* Allah'ın inayetiyle de geçer gider. Azizlerimiz* hazan yaprağı
dökülünce geçer derler.

Benim Sultanım* sık sık mübarek mektubunuzu gönderirsiniz diye* tazarru
ve iltimas ederim. Zira ki* billah yalan değil* bir iki hafta geçip
de ulak gelmezse alem gulguleye gelir. Türlü türlü sözler söylenir.
Yoksa sadece kendi nefsim için istediğimi sanmayın