İmzalara kısa kısa sözler

#1
Sponsorlu Bağlantılar
kızıl gün batımlarının ağlamaları yaktı düşlerimi
düşler/im/siz kaldım
ve bir kaç kibrit ucunda
aklımdaki güzellikleri yaktım.

figan dünleri hep aynasız yarınlara erteliyorum
ve ayakaltı sözlere esir düşürüyorum sessizliklerimi
kımıldamasız yürüyüşler kadar hissedilmiyorum
ve yağmur prangaları deşerken üstümü
görülmeyecek kadar eriyorum.

benden bir 'zerre' yaratmayı başaran canlara
şimdi yurtsuz kaldığıma aldırmadıkları için kız/a/mıyorum
dert benim
derman ben'im
anlamazlıklarına aldırmıyorum.
soğukken öpeceksin uykuları ki
bir umut besleyesin umutsuzluğun/d/aeski toprak sevmeler eserse yüreğine
şükredeceksin
ve kirpiklerinde ördüğün ışıklarıgözlerinin karasında söndürmeyeceksin.

borçluyum tebessüm düğünlerine
hakikatsız yüreğine
ve şehir eşkıyası bakışlarına mı sevdalıydım ki
bu kadar gülüşsüz kaldım
hangi iklimde vurmuştun baharlarımı!?

şimdi
gölgeme birikmiş karanlıklar kadar esirim ışıksızlığa
yokluğundan mı boğacaksın beni!?
ölümüme ölümler mi katacaksın!?
ve sevinecek misin söyle..!
bensiz kaldığına kınalar mı yakacaksın!?

kan tuttar bedenimi
damarlarım şavka döner acı geçişlerinde
kimlik kimlik dökülürüm duaların avuçlarından
yine de kendimi bulamam mahşer-i yokluklarda
aradığım sendeyse o'nu bana yolla
takatsizliğim gün gibi ortada
zevkleme acıların yüzlerini
n'olur beni bana uğurla.
çocukluk gülüşlerim vardı biz'den uzakta
renkler hep beyazdı
günler hep ışırdı
ve tövbeler bozmazdım uğruna kül olduğum ismine
niye böyle olur ki gönül muhabbetleri!?

gökyüzünü şahit düşürürsün de alnına kondurduğun buse için
niye terkleri sevindirirsin!?
günler kısalır
mevsim hep ayaz
ve dışardaki hayat
sana
bana hep itiraz.

topladığın benleri
biraz senle yoğur
ıslak türküler kadar ağıt koksun sözlerin
ve nemli vakitler sürsün izlerini
bastığın yerler çığlıklar dersin susmalarından
umursuzluk olmasın yüreğinde
hep gözyaşı ağlasın kirpiklerin.

bağrında o gün dindirdiğin sevgim
ve bir kaç güzel temennidir şimdi ardımdan kalan
ölümlü uyut benden ne'n varsa
bu bir intizardır benden sana
ırmaklar kuruttum kursağımda
ve gözbebeklerim ninnisiz kaldı bakışlarının yoksunluğuyla
satırlar çürüttüm parmaklarımın ucunda
ve yaşlarım hep dürümdü kağıtlarda.

eyy benim
bir sözüne bir ömrümü sevindirdiğim yar!!
toprak rengi uğurlamalar
çınlıyor yanıbaşımda
şimdi gidiyorsam
bittiğimdendir
sevmediğimden değil
sen ki savunmadın biz'i bir helalliğin önünde
ana kuzusu kesildi aşk'ın
ve bunca yaşanmışlıkta
ben körkütük
sense hep
şaşkın
.

var'ol sevdiğim
hiçbir sevmek korkaklık gibi açmasın ömründe
sevdiğine tutun
tutun verdiğin sözlere
bir ben öldürdüysen
bin güzel açar gönlünde
üzülme artık
geç kaldığın ve tükenişlerde yaktığın ben'lere üzülme
çocuktum de,yapamadım de
ama n'olur kendine yutamayacağın yalanlar söyle/t/me.

ben mi...!? ben.....
hangi yöne gideceğini bilmeden
bir kaldırım üstünde
sırtımı sıvazlayan rüzgarlara hayran
ve gözyaşımı ellerimle kirpiklerimde/n tutturan
üstü başı yokluklara bulanmış
ve dizleri sürünmekten ağarmış bir kimliksizim
bedenimde hissizlikler ormanı
dilimde eskitilmiş sözler
yüzümde çökmüş derin çizgiler
aklımsa,ne olduğundan habersiz bir deli çocuk.

beni boşver sen
gençliğine tutun
yeni hayatlar edin kendine
onbeş ay sonra yine büyüdüğünde
teşekkür et bensizliğine
eksilmedim,tamım
gönlüm hoş
ömrüm
dost
de
ve yüzündeki o güzelliği yaşayacaklarına ödünç ver
biraz hüzün
biraz keder

ve sen kalırsın kendine alışırsan eğer
ben....
o
hiç bak/a/madığın rüzgarlı tepelerde

kardan uçurtmalar uçuracağım
ve andolsun ki sevmelere
bir gün bende
bende seni unutacağım.......