Kiliste Cenaze Gelenekleri

SeLeN

Yönetici
Editör
#1
Sponsorlu Bağlantılar
KAZMA TAKIRTISI

Eskilerde, Kilis köylerinde sık rastlanan geleneklerimizden birisidir. Özellikle yaşlı ölümlerinde daha çok görülen bir olaydır. Ulaşımın zor olduğu dönemlerde konu komşuyu zor durumda bırakmamak için ölü sahibi, cenaze işlemlerine başlamadan önce bir koyun veya keçi kestirerek yemek işine yardımcı olur. Yaşlı kadınlar, cenazeye katılmayan gelinler veya kızlar yemek hazırlığına başlarlar. Diğer taraftan çevre köylerden de cenazeye katılanlarla ölü defnedilir. Defin işlemi sonunda eve gelen cemaat ilk yemeği dualar eşliğinde yer. Bundan sonra günlerce ölü evinde yemek pişmez. Konu-komşu, akraba, eş-dost ölü evine yemek taşır.

LAHTE GİTME

Ülkemizin diğer yörelerinde pek görülmeyen bir adettir. 'Cenazenin gömüldüğü günden itibaren üç gün sabah namazını müteakip mezara gidilerek Kur'an okunması işlemine "Lahte Gitme" denir. Elde fennüslerle , mezarlık ergin insana bile hafif bir korku verir. Bu gelenek günümüzde kısmen devam etmektedir. Aydın din adamlarımızın "Ameller niyete bağlıdır , Kur'an evde de okunsa hayrı o kişiyi bulacaktır." uyarısı ile eski önemini yitirmiştir.

TEVHİT ÇEKME

Ölünün gömülmesinden sonra tevhit çekilir. Tevhit , cenazenin gömülmesinden üç gün sonra veya ilk cuma gecesi, yatsı namazını müteakip çekilir. Tevhit çektirmemek affedilmez bir hata olarak kabul edilir. Her ölü sahibi bu kurala uyar. Tevhide katılanlara "tevhit şekeri" verilir.

ÜÇ GÜN HAYRATI

Ölüm olayının üçüncü gününde hayrat yemeği yapılarak yoksullara dağıtılır. Ancak hayratta semirsek kavurmak daha eftaldir. Semirsek , zeytinyağında kızartılır. Kızartma işini öncelikle ölenin kızı veya oğlu yapmalıdır. Semirsek kızartılırken çıkan zeytinyağının kokusuna , meleklerin geleceği inanılır.

KIRKlNCI GÜN

Semirsek kavurma işi ölümün kırkıncı günü yeniden tekrarlanır. Bu işlemler sırasında ölü yakınları da ayrılık acısına yavaş yavaş alıştırılmış olurlar.

ELLİ İKİNCİ GECE

Cenazenin defninden 51, 52, 53. geceleri Yasin-i Şerif okutulur. Çünkü bu gecelerin birinde kemiklerin birbirinden ayrılacağına inanılır. Okunan Yasin-i Şerifle ölünün bu olaydan acı duymaması amaçlanır.