Mevlit kandili şiirleri - Mevlit kandiliyle ilgili şiir

#1
Sponsorlu Bağlantılar
Mevlid kandili ile ilgili şiirler

Mevlid kandili şiirleri en güzel

Mevlit kandili şiiri kısa



MEVLİD KANDİLİ


İçim içime sığmıyor

Bu gün bayram, bu gün mevlid kandili

Gözümden yağmur yağmıyor

Bu gün bayram dostlar, bu gün mevlid kandili


Bu gün alemlere rahmet doğdu

Doğdu da cihanı nura boğdu

Geldi alemin nuru karanlığı kovdu

Bu gün bayram, bu gün mevlid kandili


Sen, ben doğmuşuz ne çıkar

Diğer varlıkların ne hükmü var

İbrahim Allah’a dost, Muhammed ona yar

Bu gün bayram dostlar, bu gün mevlid kandili


Bu gün bayram, çünkü Cuma günüdür

Bu gün bayram, çünkü dua günüdür

Bu gün peygamberimin doğum günüdür

Bu gün bayram dostlar, bu gün mevlid kandili


Aç elini eyle dua,

İster suya, ister dağa,

Onunla erdik mutluluğa

Bu gün bayram, bu gün mevlid kandili


Kelimeler mutluluğuma etmiyor kifayet

Gönülden değil kalemdendir şikayet

Onunla geldi nur, onunla doğdu İslamiyet

Bu gün bayram dostlar, bu gün mevlid kandili


Sözüm bitip sana veda ederken

Elim açıp Rabbe dua ederken

“Rabbim beni kavuştur” derken

Bugün bayram dostum, bu gün mevlid kandili



İsmail Onay





Mevlid Kandili


Rebiulevvel ayında bir güneş doğdu

Dünyada ki, bütün haksızlıkları boğdu

Onun teşrifiyle, putlar birer birer yoğdu

Peygamberimize inananların sayısı, çoğdu


Doğdu mah-ı hüda, ufku beşerde bu gece

Güller açıldı, lale misal serde, bu gece

Çınladı arz-u sema, bu gece

Bir ulvi basiretle geldi, bu gece


Ulaştı dermanlar, her derde bu gece

Öksüzlere kucak açıldı, bu gece

Hak geldi, batıl zail oldu bu gece

Onun gelmesiyle, kâinat aydınlandı, bu gece


Hz. Muhammedi gizleyen, Mağara idi

Hz. Musa’ya yol olan, deniz idi

Hz. Yusuf’u saklayan, kuyu idi

Hz. Yakubu örten, gece idi


Hz. İbrahim’i koruyan, güller idi

Hz. Muhammed’e, gönüller âşık idi

O, sonuncu nebi ve resul idi

Bu gece, onun doğumu olan, mevlit kandili idi
 

Son düzenleyen: Moderatör:
#2
Gülümsüyor

(Peygamberim gönül erim)
Güller açar gül yüzünde,
Hem neşede hem hüzünde,
Gecesinde gündüzünde,
Allah için gülümsüyor

Çağlar öncesi sonrası,
Adem peygamber tebası,
Halil ibrahim sofrası,
Peygambere gülümsüyor.

Melekler safa girince,
Yedi kat gök geçilince,
Ümmet ona verilince,
Allah için gülümsüyor.

Ahmet Yazıcıoğlu



Rahmet Peygamberi

Dünyamızı şereflendirdiğinde,
Sanki güller açmıştı kainat.

Müjdeleşiyordu tüm varlık alemi,
‘Muhammedü’l-Emin’ doğdu diye…

Kainat o an eğilmiş bir dal gibi,
Selamlıyordu varoluş sebebini.

Ardından aralandı kara bulutlar,
Bir güneş gibi parladı, islamın nuru.

Yağmaya başladı sağnak rahmet yağmuru.
Ne kisralar dayanabildi rahmetine,
Ne de bin yıllık mecusi ateşi…

Selamlar olsun sana, Ya Muhammed!
Selamlar olsun sana, Ya Resulüllah!



Bir Gece

Ondört asır evvel, yine bir böyle geceydi,

Kumdan, ayın ondördü; bir öksüz çıkıverdi!

Lakin, o ne hüsrandı ki hissetmedi gözler;

Kaç bin senedir, halbuki, bekleşmedelerdi!

Nerden görecekler? Göremezlerdi tabii,

Bir kerre, zuhut ettiği çöl en sapa yerdi;

Bir kerre de, ma’mure-i dünya, o zamanlar,

Buhranlar içindeydi, bugünden de beterdi.

Sırtlanları geçmişti beşer yırtıcılıkta;

Dişsiz mi bir insan, onu kardeşleri yerdi!
Fevza bütün afakını sarmıştı zeminin,

Salgındı, bugün Şark’ı yıkan, tefrika derdi

Derken, büyümüş, kırkına gelmişti ki öksüz,

Başlarda gezen kanlı ayaklar suya erdi!

Bir nefhada insanlığı kurtardı o ma’sum,

Bır hamlede kayserleri, kisraları serdi!

Aczin ki, ezilmekti bütün hakkı, dirildi;

Zulmün ki, zeval aklına gelmezdi, geberdi!

Alemlere, rahmetti, evet şer’-i mübini,

Şehbalini adl isteyenin yurduna gerdi.

Dünya neye sahipse, onun vergisidir hep;

Medyun ona cemiyetti, medyun ona ferdi.

Medyundur o mas’uma bütün bir beşeriyyet…

Ya Rab, bizi mahşerde bu ikrar ile haşret.

Mehmet Akif Ersoy