Pelin Onay Şiirleri

#1
Sponsorlu Bağlantılar
Üşüyorum... /... Sesimi Ört


-bir solukta okumak istemiyorum seni, sayfalarını çevirme-

uyku tutmadı, sen tut beni
en son koynunda unuttum günaydın dilimi
gözlerinde büyüdüm, yüreğim sende çocuk kaldı
hadi kalk gidelim, bizi görüp yazacaklar, az kaldı

en keyifli sabah kahvaltım ! Sen,
göğsünde yürüdüğüm balıkçı kasabası
akşamdan kalsın öpüşlerin, yalpalasın dudaklarımda
susuyorum, özlemin gelincik tarlası
susatma

gözüm tutmadı sensizliği, bir daha yollama

efkar dağıttım, herkese biraz düştü
dalgalara gözlerimle yazdım şiirimi, ıslandı ama yırtılmadı
kalbim, içli şarkılar kuşağı. İçinden geçiyor
parmaklarım karanlıkta mum gibi,
sana yazıldıkça eriyor

ateşli çingene dansım! Sen,
uzağında kaldığım deniz ülkesi
tutamayacağın sözler ver bana, ben tutarım
nefes alsın yorgunluğun dağınık yatak akşamlarında
biliyorum, gözlerin bir İstanbul hatırası
kapatma

ellerim tutmadı vedada, yaşlandım
beni kendinde bağışla...
 

#2
İsmimi Unutma..


ismimi unuttuğun zamanlardı
kimbilir../.belki de sadece ismimi
kaç gece uykusuz kaldı düşlerim
yarı uyanık sarıldım bende bıraktığın kelimelerine
kimbilir../..bilebilir..?
hem de bir çok gece

beni anladığını sandığım bir sen vardı oysa
beni herkesden çok duyumsadığını sandığım
özgeleceğim vardı mesela,
özgeçmişim değil
nasıl da uzaklaşıyorum senden../..utanarak
ama../..tahmin edemeyeceğin kadar../..sıkılarak
beni bağışla diyemem sana
diyemem yüreğimi ben yangınlara attım
sensin beni senden ayrı tutan
beni suskunluğunla../..sen kaçışlara attın

kelimeleri araladığımda,
gözlerimi alan her boşlukta ayrılık yatıyor
ayrılık çıkıyor karşıma../..yazmak istemediğim her satırda
bir zaman geliyor,
unutmalıyım diyorum
unutmalıyım avuçlarımda biriken gözyaşlarını
uzaklar hep uzak kalıyor sevdaya
biraz daha uzaklaşırsam,
sol yanım hep uzak düşecek sevdana..

ne kadar ayrı kaldın oysa yazmaktan
bir doğum günü geçti bu yalnızlıkta
kimbilir kaç gece yağmurlar birikti kirpiklerimde
kimbilir kaç gece../..sen hiç bilmedin
bir düşünce var ki kemiriyor beynimi
belki de hiç bilmek istemedin
ne güller geldi../..ne sevgi dolu telefonlar
oysa istediğim bir tek sendin../..yetişemedin..

eskiden sen baktığında görebiliyordum düşlerimi
şimdi../..kim gözlerime baksa,
sensizliğin intihar sahnelerinde buluyor kendisini
sen hiç bir çift gözün içinde öldürüldün mü..?
ben senin gözlerinde şahadet getiriyorum../..dudaklarıma akıt nefesini

oysa umarsızlığından taşıyor bekleyişlerim
nasıl bir bıçak gibi kesip atabilirim..?
-miş’li geçmiş zamanların küllerinde şehvetimiz var
sabret diyorsun../..sabrediyorum lakin,
her gün artan acılarımda../..senin mutlak parmağın var
susmaktan bıkmayan bir ben../..bir daha olmayacak diyebilir misin.?
bende tutunduğun yer kadar../..benim de tutunmaya ihtiyacım var..

ismimi unuttuğun zamanlardı
kimbilir../..belki de sadece ismimi
kaç gece sığındım bende bıraktığın sözlerine
yarı üşür bir halde küfürler yağdırdım../..rüyalarımın kesilişine
kimbilir../..bilebilir..?
hem de her gece

hatırlayabildiğim
senden daha çok sevilmem
daha çok ben../..içimden..
şimdi aynaya son kez bak kendin için
göreceğin yüz../..sende bıraktığım son eserim..
 

#3
Bana biraz hüzün ver usta, sek olsun!


bana biraz huzur,
bir duble de rakı getir usta
bir de değiştir şu plağı
canım bugün içli şarkılar dinlemek istiyor
hani şu damar dediklerinden
ortaya da birkaç meze koy,
kafi...
hiç yiyesim yok aslında
masa zengin görünsün...

ağlarsam eğer sakın endişe etme
bir sevdiğim vardır,
ondandır..

çok tanık olmuşsundur böyle şeylere elbet
ben de olmuştum bir vakitler
teselli ettiğim bile oldu
anlamak için yaşamak gerekiyormuş
teselliye ihtiyacım yok,
sakın deneme
sen bardağı boş bırakma yeter
bu gece sarhoş olasım var,
bu gece içesim var be usta..!

sakın ha,
o resme dokunma!
o adam işte hala sevdiğim
onsuz rakı içememde
bilir misin,
resimde gördüğünden daha güzeldir
biz ne rakılar içtik onunla,
bana mısın demedi
soframızı görsen
sen de kıskanırdın elbet
ama sofra değildi önemli olan
sohbet be usta,
sohbet..!

bizi hep o sohbetler sarhoş ederdi,
sen bilmezsin..

içim yanıyor usta içim
hala bilmem neden gittiğini
oysa kimsenin sevmediği kadar sevmiştim onu
ve kimsenin beklemediği kadar,
bekliyorum onu....
gelmeyecek biliyorum
bunu bilmek daha da acı

pardon,
gurur mu dedin..?
yok be abicim,
o ben de kalmadı
başkasından sor istersen
bende olan her şeyi ona vermiştim,
bir daha geri gelmedi
ya, sen beni dinlerken ihmal ediyorsun
doldursana be usta,
koysana rakı...
hesaplar peşin,
sakın endişe etme
içip içip de naralar atan,
ortalığı dağıtan tiplerden değilim ben
alt tarafı biraz sendelerim
ama düşmem..
ha, bir de şarkılar mırıldanırım
şarkıların içinde çağıl çağıl akarım
istersen kapat şu pilağı,
ben senin sevdiğin namelerde de dolaşırım...

yanlış görmedin ağlıyorum işte
sorun yok,
rahat ol...
ağlayabilmek her yiğidin harcı değil
hem sen bilir misin,
asildir gözyaşları,
hiç yere düşmedikleri için
benimkiler de asil,
sevdiğim adamın gönlüne bile düşmediği için..

bakıyorum,
seni de efkar bastı
eeee, gönül kadınıyım ben
ukalaca bir itiraf gibi gelmesin sana
konuşurken ve severken,
yüreğimi koyarım ortaya
cebimdeki bozukluk sevişmelerin hepsini koyarım,
bütünlensin diye...
o bunları görmek istemedi
isteseydi kendimi de verirdim ona
nedense hepsi birden,
fazla geldi...

yapma be usta
bu şarkı söylenir mi şimdi...?
“beni kör kuyularda merdivensiz bıraktın”
eh yani,
tam da damarıma bastın
ben şimdi sitem etmez miyim aşka..?
bu şarkı için dibini görürüm bardağın ama,
bana daha fazla efkar yapma..!

vakit doldu
biz biliriz nerde durmamız gerektiğini
demek sen de farkettin
gözüm hep telefondaydı, doğru
ama çalmadı
üzülme,
çalmaz..
süs eşyası olarak kullanıyorum zaten artık onu
bir hatırlayanım bile yok gördüğün gibi
eğer o arasaydı,
dudaklarım kilitlenirdi
belki de hiç konuşamazdım...

yok be usta,
hesaba niye itiraz edeyim
zaten şarkılarda ve sohbette indirim yapmışsın
senden daha başka ne isteyeyim..?
gönlünü ferah tut,
evin yolunu bulurum elbet
tamam anlaştık
bir gün yanlışla dönerse bana,
beraber geliriz...

seni unutur muyum hiç
beni dinleyen kaç kişi var ki çevremde
yine gel demen hoşuma gitti,
şımarttın gönlümü
gelirim elbet,
hiç kafanı yorma..
sen sadece şarkılara iyi bak
rakıyı soğuk tut
gönlünü ferah...


kendine iyi bak kafi
usta dedik bağrımıza bastık
aşk bizi terketse bile,
sohbetimiz baki...
 
#4
Tuvaldeki Öpüş

yokluğun,

bir iç savaştır yüreğimde

sevgilim../..geri çekildim

seni beklemeye gidiyorum



ayrılık değil ki bu

bir uzun hava

çalınacak../..son bulacak

hicran makamında kadehler vurulacak

özlem geceleri kapımıza dayanacak

sevgilim../..susturma bizi

sürç-ü lisan olmasın bu aşk

avuçlarımda çocukluğumdan kalma dualar var, gel buyur nasiplen yarim...ninemin telli dolabı gibidir yüreğim, soğutmaz içindekileri...itiraf ediyorum, kayıp bir kent gibiydi sevdam..sen dokundun, çekildi sular, göründü bir zamanlar sobasında odun yanan kapılar...korkma, yaklaş..tenimin tenine diyeceği var...

uğurladım eski sevdalarımı../..gözlerine ilk baktığım an

çarmıha gerdiğim özlemlerimi azat ettim

huzur kazandım müzayededen ikimiz için

bol köpüklü bir kahve taşıdım bakışlarımla sana

yüreğimi istedin../..verdim



şimdi desem ki bahar

şimdi desen ki yol var

beklemek bir köpek gibi yapışsa da paçalarıma,

sevgilim../...ikimize yetecek kadar sabrım var

şarkıların resmini çizebilir misin..?..bana yüreğindeki ritimleri gönder..nasıl?...hayır, izlemedim bu filmi, sahne tanıdık ama...biz mi oynuyoruz..?..bu yüzden bitsin istemiyorum demek ki..daha önce seslendirdiğimiz aşklar nerede peki..?..suflörü sen miydin yüreğimdeki sesin..?...sevgilim, hadi gel mısır patlattım, bizi izleyelim....

çığlığımı tut../..yere düşmesin

dar gelirli zamanların açlığını doyurmamız lazım

bu hayat bildiğin gibi değil../..diyemem

biliyorsun../..bana da öğret aşkım



korkularımı bir caminin avlusuna bıraktım

acılarım ahşap bir bina../..bir kibrit çakılsa tutuşacak

sevgilim../..sesimi sesinle uyut

bu yekpare gülüşler o zaman can bulacak

denizi hiç böyle mavi görmemiştim..pardon, baktığım gözlerin mi...?..gülme, boğulmayacağım, dalgalarında yüzebilirim..bu ekmek kavgasında durduk bir de sevdalandık...tabi ki pişman değilim, olamam..sevgi bir eylemse, ben eyleme geçtim...elimde pankartım, sana yürüyorum..

düşler../..yalnızlığın tangosu

sen gelene kadar../..sahnede dansım kalsın

sevgilim../..geceyi düşlere boya

ama tuvalde bir öpüş kalsın...
 
#5
Sonbahar Giderken

eylül bitti derken
ekim de gitti
sonbahar’ın uzaklaşan ayak sesleri geliyor kulaklarıma
denize baktım
karıştım
arındım sularında
aşk böceğiydi adım
melektim
minik kuştum
vuruldum
etrafa saçılan tüylerimde,
kanlı bir ağıttır suskunluğum

kime dokunsam
biraz kırgın
biraz yorgun
biraz ağlamaklı
hep vurgun yemiş tarafından yakaladım aşkı
hep yaralı yanağından öptüm
bilmiyordum
çocuktum
haydi koş gel dediler
gittim ama
yoruldum..

karanlık dolaplara sakladığım,
gece elbiselerim var
şimdi kadınlığımı da yıkadım
ütüledim
yanlarına astım
hadi beni kandırın
inanabileceğim bir yalan söyleyin yani
alışkın değilim ama bu defa başka
beni şımartın
abidin dino aslında yapmıştı mutluluğun resmini
sakladı
ya da denize attı
onu bulmaya gidiyorum
aramızda kalsın ama
bu sırrımı saklayın..

bir süre daha anılır belki adım
şerefime bir kaç kez daha kadeh kaldırılır
sevdiğim bir şarkıda,
telefonuma düşer bir kaç ses
“nerdesin be hatun?” denilirken,
kulaklarımın pası alınır
olur da göç edersem bu diyardan
aşındırdığım bir sokağa değil,
bir denize verilsin adım
dalgalar nasıl olsa sarmalar beni
ben denizi sokağım sanırım..

biliyorum
taşlı girit sokaklarında bıraktım çocukluğumu
rembetiko söylerken babama vuruldum
hatırlıyorum da
ekmek arası balık tadındaydı gecelerimiz
ezgiler fırlardı akordiyondan
kanundan
utdan
midilli göz kırpardı her gece karşı kıyıdan
çocuklar parklarda oynar,
ninnilerle kandırılırken
beni şarkılar uyuturdu
küçüktüm,miniciktim
bu yüzden şarkıları annem ve babam bildim

ey deli çocukluğum
ey deli yaşam
eylül bitti derken
ekim de gitti
sonbahar’ın uzaklaşan ayak sesleri geliyor kulaklarıma
denize baktım
daldım
kayboldum anılarda
aşk böceğiydi adım
melektim
minik kuştum
vuruldum
etrafa saçılan tüylerimde,
kanlı bir ağıttır suskunluğum..
 
#6
Uslanmadık Ayrılıklarda Bile

şöyle oturup konuşamadık seninle
şöyle karşılıklı
şöyle baş başa

bir türlü anlatamadım yüreğimdekileri
şöyle açık açık
şöyle bağırarak
şöyle sevdalıca

kadeh de konuşturamadık seninle
göremedik şişelerin dibini,
haliyle sevdiğimizi
oturup da erkek gibi oynatamadık zarları kahve köşelerinde
hesabına değil koçum,
ortaya yürek koymacasına

özlediklerimizin ismini hep sakladık
hep yok saydık aslında var olanları
seviyorum diyenlere inanmadık
beceremedik sevmeyi belki de
hem inanmadık
hem beceremedik
ama hep aradık,
koynumuza alacak bir yar var mı diye

bazı günler kaybolduk çocukluğumuzun o dar
ve misket kokan sokaklarında
birbirine yakın taşlı kalelere gol attık,
cam kırdık,
kalp kırdık,
uslanmadık..
uslanmadık ayrılıklarda bile
cebimize dönüşü olmayan biletler sıkıştırdılar
itiraz edecek kadar reşit değildik o zaman sevişmelerde
büyüdüğümüzü bile,
çok sonraları farkettik
çok sonraları anladık yalnızlığın miras kaldığını
yalnızlık zenginlik değilmiş koçum,
kandırıldık..

sonra duvarlara astık,
güler yüzlü fotoğraflarımızı
mutlu olduğumuz günler içimizi acıtsın,
isyanlarımızı çoğaltsın diye
belki de mazoşist ülkesinin yaşayan vatandaşlarıydık
acıyla emzirildik diye,
acıya doyamadık..
şimdi salaş bar köşelerinde arıyorum kaybettiklerimi
şişelerin dibini görebildiğim her masada,
şarkılar söylüyorum
bir üstat türkülerle yıkıyor beni
bir başkası kulaklarıma hüzzam kusuyor ayılmam için
garson yan masadan diyerek,
yazdığım şiirleri getiriyor önüme
kabaran hesabımı,
tanıdığım ve sevdiğim adamlar ödüyor
eve nasıl geldiğimi,
bir ben
bir de Allah biliyor

anlayacağın
şöyle oturup konuşamadık seninle
şöyle karşılıklı
şöyle baş başa


bir türlü anlatamadım yüreğimdekileri
şöyle açık açık
şöyle bağırarak
şöyle sevdalıca..
 
#7
İzmir! Sen benim erkeğim gibisin..


vakti bir zamandı
senin bir parçan değildim ama beni aldın
yorgundum../..yorulmuştum,
omzunu yasladın
aradığım ama bulamadığım bir sevdaydın
şehvetle değil../..şefkatle yaklaştın
o günden beri ayrılamadım senden
değil sadece senden../..her şeyinden
izmir!../..sen benim erkeğim gibisin
ne olursa olsun beni koruyacak gibisin

terkedilmişliğin loş ışıklı sahnelerinde isyan ettim aşk’a
trajik komik ayrılıklar en çok alkışı aldı
suskunluğuyla vuranlar görünmez katil oldu
yaralarımı bir sen gördün
bir sen sardın
bir sen bastırdın
izmir!../..sen benim erkeğim gibisin
ne olursa olsun bana sarılacak gibisin


meteliksiz dolaştığım oldu sokaklarında
elimde bira şişesi ayaklarımı denizine uzattığım oldu
çok isyan ettim
ağladım
akıttım göz yaşlarımı sularına
küfürler yağdırdım dili bozuk geçmişin,
yalnızlığımın en karanlık yerlerinde karşıma çıkmasına
senden çıkardım hıncımı
seni terk etmekle tehdit ettim
saçlarım uzundu../..kısaydı../..uzundu
saçlarıma geçirip ellerini beni kendine çektin
izmir!./..sen benim erkeğim gibisin
ne olursa olsun beni bırakmayacak gibisin

başka şehirlerle aldattım seni
başka şehirlerin gelini olmayı düşledim,
yüreğimin sevgiye acıktığı ihtiras kokan kollarda
başka şehirlere koştum,
arkamda senin gözlerini bırakarak
ama biliyordun
sevilmeyi seviyordu yüreğim
ondandı her sıcak öpüşte mum gibi eriyişim
eridim../..gittim../..gönderildim../..geri geldim
senin kadar kimse okuyamadı beni
kimse senin gibi yüreği bilmedi
izmir!../..sen benim erkeğim gibisin
ne olursa olsun bensiz olmaz gibisin


gündüzünü de sevdim elbet
ama gecelerin başka
gecelerin bedenimle şehvet yarışında
ah! sevişmek diyorum../..sevişmek değil sadece bedenle
yürekle../..gözle../..elle../..ve ruhla
gecelerin sevişmeme mani../..özlemle sarılanım yoksa
görmüyor musun,
intihara meyilli sevgilerim
kanayan ve ağrıyan bir bedenin arzularına tutunuyorum
ilk ismim kadın../..sonrasında çiçeğim
sevişme sonrası içilen sigaralar gibi yorgun ve uykuludur yüreğim
ama sen,
izmir!./..sen benim erkeğim gibisin
ne olursa olsun beni boşaltacak gibisin

bir vapur telaşında kaybettim belki beklemeyi
yakışmadı üstüme kararsız bakışlar../..unutulmak ağır geldi
sabahın en kör saatlerine kadar sana kustum şarkılarımı
ne istediğimi kimse sormadı
kimse bilmedi aslında ne çok ağladığımı
sen biliyorsun her şeyi../..evin yolunu bile neden şaşırdığımı
kollarına alıp yatağıma yatırıyorsun savunmasızlığımı
tatlı melteminle örtüyorsun üstümü../..hatta çıplaklığımı
bir iyi geceler öpücüğü dudaklarıma
bir sarılış çocukluğuma
her şey iyi olacak diyen sesin kulaklarımda
kahretmesin../..inanıyorum sana

izmir!../..sen benim erkeğim gibisin
ne olursa olsun beni hep sevecek gibisin
 
#8
Nisan Yağmuru... /... Olma


kapalı çarşı dudakların, kalabalık ve renkli
susma. Dilimde kurur kelimeler

biliyorum, olmayacak bir şey sana dirilmem
çocuk aklıma uyup da yürüdüm meydanlarında
kapını çalıp kaçmaktı niyetim
bir satır başında birden karşına çıkmak,
ve düşürmek kolunun altındaki cümleleri

olmadı. Ezberimde kaldın karıştırırken gülüşlerini

yoldan çıktım, sana düşüyorum
kurtarma beni ..
 
#9
Dilimde Ay Tutuldu... /... Dilsizim
(şaraba yatırdım yüreğimi, sabaha bi'şeyim kalmaz)

korunaklı şiirler yaz bana, sevgilim olmayan sevgili
sağanak yağışlı günlerimde sığınacağım bir yer bulunsun
bari, şiirlerde bir ev'cağızım olsun

üç oda bir salon yalnızlığımı kiraya vereceğim
heveslenme, senin için düşlerim başka
aklını başından alıp, gezmeye götüreceğim

ne güzel gülüyorsun, dudaklarında eski İstanbul resimleri
öyle kal lütfen, yüzüme baktığın anın resmini çekeceğim

sana söz veriyorum, sen de bana umut ver
sonra her şeyi unutup, ülkeme geri döneceğim

bende bir hoşum, şarkıların belalı güzelliğine vuruldum
o uzak ayda kaldı onayladığım gülüşler
raks eden sevişmelerin çingene zamanındayım,
'gel' desen, gidemeyecek kadar sarhoştur özlemler

anlayışımı kaybettim, beni anla
karşılığında gözlerimin kahvesinden içireceğim
düşe kalka düşledim, son baharım kaldı
beni şimdi tutmazsan, dudaklarına devrileceğim

oturaklı şiirler yaz bana, sevgilim olmayan sevgili
yorgun günlerimde dinleneceğim bir yer bulunsun
şiirlerde bari, bir nefeslik yerim olsun
 
#10
Çiçekler de ağlar

(unutmadım..ilk ismim çiçek)

ne doğduğum
ne de doyduğum şehir kucaklar beni
mevsimler yüzümde
karıştırılmış okey taşları gibi acılarım
çifte dönüyorum
ağlıyorum

- şairler şiir yazmak için mi ayrılır anne..?
- bilmiyorum kızım.

öznesi kaybolmuş bir cümleyim
hiçbir aşk şiiri kabul etmiyor beni artık
bir kalemin ucundan sevgi dilenemem
değmemişse mürekkebi yüreğe
s(öz) lenemem

yorgunluklarım geri döndü yıllık izinlerinden
ege’nin sularında ateş yaktık kafa çekiyoruz
kimler yok ki;
bir vapur telaşında kaybedilen heyecanlar
üzerime yapışan kırgınlıklar
verilen ama unutulan sözler
cevapsız sorular
hayır! Söylemeyin bu şarkı sözleriyı
özlendiğim günleri hatırlıyorum
ağlıyorum

- ressamlar resim yapabilmek için mi ayrılır anne..?
- bilmiyorum kızım.

sevdamın sesi kısılmış
yaşlanmış dudaklarındaki kelimeler
unutulmuşum. İçinde “biz” olan çerçeveler
gidişlerime pusu kuran eşkıyalar duysun beni
hiçbir şeyi ertelemedim ve ertelemeyeceğim
gidiyorum
ve ağlıyorum

ne ok oldum ne de yay
vuramam sevdiğim sesleri
söyleyin! Bedeninde acı biriktirmesin yarim
bir kez de o üzsün beni
değmez mi..?
düşüncelerim gururlu
hayallerim ve sevdam değil
kanadı kırık kuşların gagalarında öpüşlerim
sen..en sevdiğim dağ kırlangıcı
al götür unutana baharımı
üşütmesin..

- müzisyenler söz yazmak için mi ayrılır anne..?
- bilmiyorum kızım.

Tanrım!
kim verecek çalınan düşlerin cezasını..?
sakızlı şekerler eriyor dudaklarımda
şiirlerimde kan pıhtısı
hangi masallarda yaşatır beni
avuçları gül kokan çocukların duaları..?

seri cinayetlerin tek maktuluyum
sevilmek iyi gelmiyor bedenime
sevgilim../.son katilim
öldüğümü kimseye söyleme
güçsüzüm
üşüyorum
ağlıyorum

- katiller yaşamak için mi öldürür anne..?
- bilmiyorum kızım.

çekin alın korkaklığınızı
anlamıyor musunuz..? ../..yakışmıyor yüreğime
vaftiz edilmemiş duygularınızı uzaklaştırın
inanmıyorsanız söylemeyin
acıtmayın “seviyorum”larla yeniden
izmir’e kar yağıyor...inanabilir misin
izmir’e düşlerim yağıyor
donuyorum
geberiyorum
ağlıyorum

- insanlar yaşamış olmak için mi sevişir anne..?
- hııı?

uzaktasın..kiminlesin şu an..?
hangi duygunun gülümseyişleri hayat veriyor sana..?
oralar soğuktur şimdi üşüyor musun..?
hala canını sıkıyor mu
bir türlü seni barıştıramadığım bu hayat kavgası..?
beni sorma!
sen bu şiiri okuyup bir kenara koyduğunda
ben hayasız limanların denizlerine yürüyor olacağım

özlemin sol göğsümün altında kutsal bir kitap

- sen beni gönderilmek için mi doğurdun anne..?
- bilmiyorum kızım
- ama anne sen de hiçbir şeyi....
- hiçbir şeyi değil aşk’ı bilmiyorum kızım...

koparılmış pelin otları gibi sevdam
rüzgara direnip toplamaya çalışıyorum
ağlıyorum..

Pelin Onay​
 
#11
Bodrum Gezmeleri... /... Seni Düşünürken

(sen hep uzakta kalacaksın ve ben sevimle seyredeceğim aygın yüzünü)

Güvercinlik’de okşadım güvercin kanatlarını gecenin
seni düşündüm düş müsün diye
aklım almadı aklıma kızdım
yürüdüm Bodrum boyunca
iki dirhem bir çekirdek yokluğum iz üstünde
aranıyorum arasana sesimi sende
unutulduğum günlerin kimliğinden sıyrılmalıyım Ege’de

“ dilhun olurum yad-ı cemalinle senin ben../..çıkmaz gözümün nuru gözün didelerinden”
bu şarkı sözleri iyi geldi Aze yanımızda misafir etsene..eski zamanlardan geliyor ona da bira sö ylesene

Gümbet’de gün doğum yapıyor saçlarımda güneş kırığı
tuzlu suda yıkanan yüzümden akıyor cennet düşleri
çay istiyorum peynir nane ve zeytinyağı
bu sabah gülerek uyanmalı pelin sohbetleri
bekletme bahar dallarında çiçeklenen renklerimi

“ beni de alın ne olur koynunuza hatıralar../..dolanıp kalayım bir an boynunuza hatıralar.."
bu şarkı sözleri içli geldi Aze acısını alsana...çok yıkılmış belli ellerini tutsana..

Yalıkavak’da yalınayak yalnızlığım
ve sen yakamoz güzelliği göz pınarlarımda
ıslatır dudağı ouzo rembetiko dilde
Yaka köy’de yakama taktığım şarkı sözlerilar sana gidiyor
hadi delirelim ! Vaktimiz varken
palamarı çözüp mavide yürüyelim

“ ayrılık yarı ölmekmiş o bir alevden gömlekmiş../..o alevin bağrımda yeri ben böyle sensiz olurum deli../..nerdesin ey sevgili..!”
bu şarkı sözleri bağrımı deldi Aze diksene...yüreğimde delirdi özlem onunla dertleşsene..

Gümüşlük’de gümüş balıklarını bekliyorum
temizlendi vedaların kılçığı dile batmıyor artık
rüzgar camlara vuruyor camlar kanıyor korkuyorum
burada olmalı ve esir almalıydın sarhoşluğumu
eridi mumlar sigaram intihar etti kurtaramadım
gümüş bir dilim var kulağına takıyorum
sesimi taşı.

“içimde kim var bir bilebilsen../..sen seni bulursun kalbime girsen”
bu şarkı sözleri çok geldi Aze yarısını alsana..başım dönüyor yüzünde tutamıyorum..Bodrum’a yüreğimi sen anlatsana..


atladım sevdanın bükünden Göltürkbükü’ne
kaygılarım denize düştü bulamadım
fransız öpücüğü şarkı sözlerilar titretiyor dinginliği
sana uzak değilim alargadayım nicedir
kimseler görmesin diye istiridyenin içinde saklanıyorum
bul ve öp içimdeki ekşiyi
deniz öyle inatçı ki bırakmıyor bendeki senli yüzleşmeleri

“ gözlerinin içine başka hayal girmesin../..bana ait çizgiler dikkat et silinmesin”
bu şarkı sözleri gözlerimi titretti Aze sarılsana...biraz şefkat iyi gelir saçlarımı okşasana..



23/24.04’05 / Bodrum boyunca

pelin onay​