Teoman - Tüm şarkı sözleri

#1
Sponsorlu Bağlantılar
Teoman - Tüm şarkı sözleri





...Dedi Annem

yaralı dizlerim
koşamam ki
kapalı yollarında akamam ki
unutkan nehrinin
yolunu sormadan
bulamam ki
karlı dağlarında doğamam ki
saklı kentinin
"çok üzülme çok susma
çok darılma
çok ağlama
çok da kitap okuma"
dedi annem
"çok terleme çok yorulma
girdaplarında
boğulma
yalnızlığına çok da alışma"
güneşim olmadan
göremem ki
ay tutulurken
uyuyamam ki
karanlık olsa da
ben herkesi sevemem ki
sevmeden de
yaşayamam ki
yanlış olsa da


17

Boşver beni
Mühim değilim
Bu O'nun hikayesi
Çok beyazdı, kir tutardı
Ömrü kelebek kadardı
Mektupları şişedeyken
Bir de bakmış deniz yokmuş
Tek başına dans ederken
Mutsuzluktan sarhoşmuş
Daha 17'ymiş.
Oyundan kalkmak isterken
Kağıtlar dağıtılmış
Bu hava boşluğunda
Artık her şey satılıkmış
Trafikte akmayan
Hep onun seridiyken
Söylediği son şarkı
Elveda Zalim Dünyaymış
Daha 17'miş


Aşk Kırıntıları

yaklaştırsana yavaş yavaş kendini bana
al içine tekrar derinine sakla, kat kasırgana
yalan söyleme bak gözlerime bitmiş olamaz
yokla ceplerini aşk kırıntıları kalmış olmalı biraz!
AŞK KIRINTISIYLA DOYMAKTANSA
TEK BAŞIMA AÇ KALIRIM BU HAYATTA
PAYLAŞACAK BİRŞEY ARTIK YOKSA
BİR ERKEKLE BİR KADIN ARASINDA
yürürüm ipte ağım yokken hemde
kopkoyu içim
inan ki çok çalıştım
bu kalpsiz dünyayı sevebilmek için
neyim var ki sanki senden başka
hadi son bir kez ceplerini yokla
aşk kırıntıları kalmış olmalı biraz
AŞK KIRINTISIYLA DOYMAKTANSA
TEK BAŞIMA AÇ KALIRIM BU HAYATTA
PAYLAŞACAK BİR ŞEY ARTIK YOKSA
BIR ERKEKLE BİR KADIN ARASINDA


Ayna

uyumadan uyandım
yine aynı dünyaya
kara verdim kalmaya
baktım dedim ki aynaya
"acelen ne?"
olacaklar olacak
bir gün nasılsa
yaşa yaşa yaşa
seni sevenler var burda
yaşa yaşa yaşa
sevdiklerin var burda hala




Bazı Yalanlar

Yorgun görünüyorsun, biraz uzan istersen,
Sever gibi yapma artık, daha henüz vakit varken
Birkaç yaralı ruh,
Birkaç bira şişesi,
Elimizde bunlar var,
Mutlu olmaya yetmezki,
Aşk.
Yalanlarımız güzel, inanması zevkli,
Bir şey sevmeye değerse ölmeye de değer mi?
Birkaç uyku hapı,
Birkaç kıskançlık krizi
Elimizde bunlar var,
Mutlu olmaya yetmezki,
Mutlu olmaya yetmezki,
Mutlu olmaya yetmezki
Bazı yalanlar güzel,
Bazı gerçekler acıymış.
Bazı ölümler uzun,
Bütün hayatlar kısaymış.
Çalışmış kaybetmiş,
Koşmuş yorulmuştuk.
Birbirimize içmeden dokunamaz olmuştuk.
Bikaç kalp ağrısı,
Birkaç imdat çağrısı
Elimizde bunlar var
Mutlu olmaya yetmez ki...


Bir Damla Gözyaşı

tüm kaybolanlar
kaybolmuşlara rastlarsa
zamanın birinde
tek bir damla gözyaşım
göle düşerse
ellerimden kayıp gidince
bir uyansam, uyansam, uyansam uykumdan
bir damla gözyaşı
bir damla var elimde
bir damla gözyaşı
bir damla ellerimde
sonunda görürüz belki
sen de ben de uçsuz bucaksızız
bu yalnız şehirde
yaşam sevincin duruyor mu hala içinde
sustun konuşmadın sözcükler bitince
bir uyansam, uyansam, uyansam uykumdan
bir damla gözyaşı
bir damla var elimde
bir damla gözyaşı
bir damla ellerimde


Bugün

Bugün
Sözlükler kusuyorum
Cümleler kuramazken dun
Bugün
Denize döktüm kendimi
Ucuza gitmeyeyim diye
Bugün
Sıyrıldım rollerimden
Mutluyum
Çünkü artık yokum bugün
Boğulurdum her sağanakta
Yüzmeyi ögrenmişim sanki
Bügun
Hayat koyu bir balgam
Sert bir pornoydu dün
Bir tuzağa kaptırmıştım kendimi
Ama eminim Tanrı var
Bugün
Bugün
Evimi yaktım
Kitapları attım
Yıkandım temizim artık
Bugün
Dün çok giyildim
Çok pot yaptım
Ütülüyüm jilet gibi
Bugün
"Siz de mi dostlarım?" dedim
"Öyleyse düş, Sezar"
Bugün


Çoktandır

çoktandır yaşıyormuş gibi yapıyordum demek ben bu şehirde
çoktandır iki yabancı gibi yaşıyorduk demek biz bu şehirde
ben de
belki yaşar belki ölürüm
çoktandır eriyorsa eğer
silinirmiş meğer
büyük de olsa aşk
çoktandır kanıyormuş meğer,
çalışırdım inan farketseydim eğer
ben de
belki yaşar belki ölürüm
süresi hiç belli olmaz
yok ki zamanı
yarası zor geçer derler
yok ki ilacı
insan bazen yaşar bazen de ölür




Doktor

Öyle büyük ki inan doktor içimdeki boşluğum
Ne koyarsam koyayım hiç dolmuyor
Eğer böyle yaşarsam hep aynı acıyı
Bu sıcaklar bile beni donduruyor
Kör bir dilenci vücudunda sigara yanıklarıyla
İlkbahardan bana bahsediyor sardunyalar açıyor diyor
Ama ben görmeyeceğim ve sizin gibi sevinmeyeceğim
Bekleme salonunda günü geçmiş dergiler
Saçım başım dağılmış sanki bana benzerler
Doktor doktor insanlar hiç bilmiyor
Doktor doktor insanlar hiç duymuyor
Doktor doktor insanlar hissetmiyor
Doktor doktor kimse beni sevmiyor
Gerginsin rahatla dedi çabucak soyunurken kadın
Paramı ver yeter hiç farketmez adın
Soyunmana gerek yok bana bir kaç tatlı söz lazım
Uyuyana kadar kal yeter bitmiş uyku haplarım


Dursun Dünya

bir çılgın gibi şimdi hayatım
ne sevgim kaldı çünkü ne gözyaşlarım
kurtulmak için her seferinde
kaçtım koşar gibi içimdeki senden
ateş düşünce hep söndüm,hep sırılsıklam
şimdi dursun ister dönsün dünya
dursun ister dönsün dünya etrafında
hiç farketmez çünkü artık sen yoksun ya
sönsün tüm mumlar bitsin sevgim
ister dursun ister dönsün dünya..
mektuplar gibiyiz hiç açılmamış
saklanmış ama zamanla kaybolmuş
sildinmi beni parmak ucunla
içindeki benden kurtuldunmu yoksa
günüm gelince yok oldum ardından
şimdi dursun ister dönsün dünya


Duş

bu aşk
bizi nereye kadar savurursa
o kadar acıtacakcanımızı
ama olsun
daldır elini göğsüme
al kalbimi
bul damarımı, bas ilacı
dindir acımı
çok mutluyum
şu anda ellerim
vücudunda
umurumda değil artık dünya
son defaymış gibi kaybederken
kendimi
en ucur şaraplaarda
son defaymış gibi kaybederken
kendimi
sırılsıklam
vücudunda
eğildim
öptüm dudaklarından
saç telin vücudumdan küvete
aktığında
içideyim
içimdesin, anladım
aşk kanımda
kasıklarımda
güneşteyim
eriyor balmumum
sapır sapır dökük
kanatlarım
aksın bacaklarımdan
oluk oluk
milyonlarca doğmayacak
çocuklarım


En Güzel Hikayem

kulaklarım patlıyor sessizliğinden
yorgunluğundan ölüyorum
sinekler yapışıyor vücuduma gitmiyorlar
yayılıyor kanları vurduğumda denizi araladım geçtim
bir aşktan attım kum torbalarımı döktüm yaprakları
ama uzandın tenime hissettim terim aktı parmak aralarından
bazen , ne yaparsan yap olmuyor
kanım hızlanıyor bazen damarlarımda kan çanakları aynada levham boynumda
bir yapbozu tamamlarken bakıyorum büyük parçan eksik
kalbin olduğu bazen bir vücudu sarıyorum
banıp parmağımı tadına bakıp
gözümü sevmeye karartıp yapamıyorum bazen...
acı bir tat kalıyor ağzımda
bazen yutup unutup bazen tükürüyorum
bazen ayılıp uyanıp bir nefesle yanımda adı yok sırtı var
bana dönük bükük soğuğa çeviriyorum suyu ağlıyorum bakıp içine
ayılamayıp anlayamıyorum bazen..
derimin altında başarılı ayrılık notları yazılmış , çöpe atılmış
intihar mektupları vuruyorum sokaklara bedenimi hayallere
hayatımı yine omuzlarıma acımı alsınlar diye sığınıp
kurtaracak kadınlara 15 dakkamı bazen..
bitti
zor oldu ama bitti yapamadım benim başka bir kalbi
bedenin zayıftı, kalbin güçlüydü belki haritası ama çok silikti
sert bir şeydi iliklerimde aşk dayandım , ittim sığmadı , kanırmadı girmedi
ama
sıktım pis kanı akıttım yaramdan iyileştirmeye yaladım geçmişti
sanki soktum neşteri göğsüme inanmaya halim kalmadı diye bitti
zor oldu ama bitti bazen..
korkma bilirim acıyı tedaviyi imkansızlığın kekremsi tadını dün insanlara baktım
kendi kirli camımdan terkedilmişler çoktan yaradan tarafından
ben kesilene kadar yüzdüm ama görünmeyince karan bıraktım kendimi battım
bir taş gibi yanmıştı , çizilmişti ama seyrettim ağlayarak sabredip çok sevdiğim bir filmi
artık yalnız senin için üzülüyorum bitti
zor oldu ama bitti
benim de zaten hiç gücüm yok yüzüm yok hiç umudum yok
ama bil ki farklı bir hayaldi işkenceydi bazen bazen çok güzeldi ama anlıyorum sesinden kurtulmuşsun sen nokta konmuş bitmiş
en güzel hikayem


Gökdelenler

uzun uzun seyrettim seni
diğer köşesinden barın
bir karakter oturttum
yüzüne,kalbine
uzaktan bakıp insanlara
konuşmalar yazdım
dudaklarasonra kendime baktım
tıklım tıklım
yalnızdım.
gökdelenlerden tükürdüm
dünyaya
ben hayatım boyunca
buyüzden kupkuru ağzım
bak geçmedi yıllarca
kalbimi yuvarladım sana
seni tanımasamda
tezgahtan önüne
bir yudum al diye
eğer hoşuna giderse
daha da iç diye
bu kadarı yetsin artık
bu gece
belki sen bulursun diye
artık son şansımsın
korkma ısrar yok bende
avunurum içkiyle


Gönülçelen

Kırıklarını aldırdım kalbimin
Zırhımı çıkarttım astım portmantoya
Güzel vücutlar boş suratlar
Benimse yenmiş tırnaklarım
Titrek ellerim var
Evet dedi ben de seni aldattım
Bİr kez de değil üstelik
Çünkü beni çok kanattın
Çok sevdiğim bir yalandın
Gönülçelen gönülçelen
Aynı anda utanmadan
Hem kırıcı hem kırılgan
Yordun beni gönülçelen
Gönülçelen gönülçelen
Biraz gerçek biraz yalan
Hem yarabandım hem yaram
Bitsin artık gönülçelen


Gündüz Tarifesi

biraz uyusam geçer belki
bir kalp atışı uzağında
istemezsen hemen giderim gerçi
taksi gündüz tarifesi açarsa
tuttuğum balıkları denize attım
açlıktan ölüyorum
bana gülmeyi armağan ettin
ama nereye koydum bulamıyorum
soy beni yatır uykuya
şu an sanki evimdeyim
bul beni aramana gerek yok
beni koyduğun yerdeyim
biraz uyusam geçer belki
bir kalp atışı uzağında
istemezsen hemen giderim gerçi
taksi gündüz tarifesi açarsa
kusursuz bir cinayet planı
yaptım kendime karşı
çok da ciddiye almamalı
yaptıklarımız rol icabı
soy beni yatır uykuya
şu an sanki evimdeyim
bul beni aramana gerek yok
beni koyduğun yerdeyim


Güzel Bir Gün

suç yok,suçlu yok
hayat böyle anladım
aşk yok artık yok ama zamanla alıştım
senle ben hep böyle kalacağız
gitgide eriyip yok olacağız
yavaş yavaş
sorma neden niçin
her şey yalnızlıktan
bak güzel bir gün ölmek için
düş yok, gerçek yok
bak sonunda anladım
yaz yok kış yok
artık zamanı karıştırdım




Harbe Giden Sarı Saçlı Çocuk

Harbe giden sarı saçlı çocuk!
Gene böyle güzel dön;
Dudaklarında deniz kokusu,
Kirpiklerinde tuz;
Harbe giden sarı saçlı çocuk
Harbe giden sarı saçlı çocuk!
Gene böyle güzel dön;
Dudaklarında deniz kokusu,
Kirpiklerinde tuz;
Harbe giden sarı saçlı çocuk


Hayalperest

O kadar haklısın ki dayanamıyorum buna
O kadar güzelsin ki çok çirkin kaldım yanında
Korkum yaralanman hayatta
O kadar yalnızsın ki dayanamıyorum buna
O kadar sıcaksın ki çok soğuk kaldım yanında
Korkum yaralanman hayatta hayalperestsin
Güzel hayaller peşinde
Çok gençsin yanlış insanlar kalbinde
Hayalperestsin
Güzel hayaller peşinde çok gençsin çok gerçeksin
Bu yüzden çok güzelsin


Hepsi Bir Ya Sonunda

renkler , mevsimler soluyorsa
sen evde yokken sevgi seni arıyorsa
günler yağmurlarla yok olsa
çok küçüksen üstüne basılıyorsa
çok gezenin bildiğinde
çok bilenin mutsuzluğunda
HEPSİ BİR YA SONUNDA
renkler , mevsimler soluyorsa
sen evde yokken sevgi seni arıyorsa
çok gezenin bildiğinde
çok bilenin mutsuzluğunda
HEPSİ BİR YA SONUNDA


Hergün Aradıysam

Gizli değil ki bu, okunuyor yüzümden
Sonsuz bulamayışı kalbimin
Bir daha aramaz tanırım onu
Kaçamağı beynimin
Tutunuversem
Çalısıyla sevginin
Uçurumlarda...
Her gün aradıysam,
Hiç bulamadıysam,
Hep çocuk kaldıysam.
Büyür müyüm sonunda?
Tek sen değilsin ki
Boşluğa uzanan
Korkak,sevgisiz kalbimiz
Bir daha aramaz
Tanırım onu
Yaralıyız hepimiz.





İki Çocuk

el sallamıştı annesine
bayram izni dönüşünde hissetmiş miydi
oğlunu kurşun kalbi deldiğinde
kan revan içinde yanyana
aynı köprüde annelerinin rüyalarında öldükleri yaşlarıyla
ateşi harlı delikanlılar,
ne şehit ne kahramanlar
düşmansız bir savaşta
düştüler kalkmayacaklar
emin değildi kendi bile dokunmuş muydu tetiğine
kesin olan tek şeyse en yakın mahkumdu ipe.
'kalpte kurşun ilmek boyunda
iki çocuk ölüm karşısında
hep çocuk kalacaklar büyümeden birer tabutta ama yaşıyorlar,
gülüyorlar annelerinin rüyalarında.


İki Yabancı

Yazdan kalma bir günden
Ya da çölde cay filminden
Bir sahne var aklımda
Oyuncular sanki biziz
Mutsuzuz ikimiziz
Kimi aşklar hiç bitmezmiş,
Bizimkisi bitenlerden
Sevmeye yeteneksiziz
İki yabancı iki yabancı
Birlikte ama yalnız
İki yabancı
Hani o güneşin batışı
Bizi tanrıya inandırışı
Şu an o akşam aklımda
Ama çok zaman önceydi
Yaralarımız ağır değildi
Yine de bağışladım ben hep seni
Hem seni hem de kendimi
O kadar yoktun ki
Yazdan kalma birgünden
Yada çölde Çay filminden
Benimde sahneler aklımda
Seninkilerden farklı ama
Artık kendini kandırma
Yoktur üstüne senin güzeli çirkin yapmakta
Suçuysa dünyaya atmakta
Neyin bildinki değerini
Benimkini bileceksin
Bunuda tabi mahvedeceksin
İki yabancı iki yabancı
Birlikte ama yalnız
İki yabancıyız..


İnsanlar

Gel olduğun gibi
Tuzla buz et beni
Camdanmışım gibi
Bana hatırlat
Nasıl bir şeydi
Bir şeye inanmak
Tutkuyla tutkulanmak
İnsanlar dünya düşmüş üstlerine
Kıpırdıyamıyorlar
İnsanlar denemiyorlar bile
Gel dudaklarımı sar nefesini ver
Tat bırak ağzımda
İlk sayfaya döndür beni
Hadi alt üst et iyileştir
Gel hadi acıt beni
O bile yeter
Çoraklığımda istemezsen
Eğer gelmezsen
Öldür ama affet beni
İnsanlar dünya düşmüş üstlerine
Kıpırdıyamıyorlar
İnsanlar denemiyorlar bile


İstanbul'da Sonbahar

Mevsim rüzgarları ne zaman eserse
O zaman hatırlarım
Çocukluk rüyalarım
Şeytan uçurtmalarım
Öper beni annem yanaklarımdan
Güzel bir rüyada
Sanki sevdiklerim hayattalarken hala
Akşama doğru azalırsa yağmur
Kız kulesi ve adalar
Ah burda olsan çok güzel hala
İstanbul'da sonbahar
Her zaman kolay değil
Sevmeden sevişmek
Tanımak bir vücudu yavaşça öğrenmek
Alışmak ve kaybetmek
İstanbul bugün yorgun
Üzgün ve yaşlanmış
Biraz kilo almış
Ağlamış yine, rimelleri akıyor
Akşama doğru azalırsa yağmur
Kız kulesi ve adalar
Ah burda olsan çok güzel hala
İstanbul'da sonbahar


İstasyon İnsanları

ruhidir benim adim hiç çıkamam evimden
dostlar uydururum hayali mutluyumdur bu yüzden
bir çiçek dürbününden insanlara bakarken
bir gün bir istasyon gördüm trenleri geciken
yolcular ellerinde tek gidişlik bir bilet
henüz bilmeselerde hayat bundan ibaret
istasyon insanları burdalar tesadüfen
aynı rüyayı görüp ayrı yerlere giden
eskiden çok eskiden ben daha çok küçükken
henüz cennet plajı otopark olmamışken
mercanların arasında küçük balıklar vardı
en güzelleri el boyunda kavuniçi olanlardı
bir gün bir rüya gördüm o kavuniçi balık benmişim
büyümem beklenmeden afiyetle yenmişim
istasyon insanları burdalar tesadüfen
aynı rüyayı görüp ayrı yerlere giden
ruhidir benim adım bir sırrım var saklarım
ama görünce anlarsınız
yalniz dikkat acımayın
acınmak canımı en çok acıtandır!!!
 

#2

Kardelen

Bir telefon çığlığıyla
Yalnız bir güne uyandım
Bir an yanımdasın sandım.
''Dün'' de yok,''yarın'' da yok
sonsuz bir şimdi içinde
o an nefessiz kaldım

Başka türlü birşey bu
Yalnız seni isteyen
Başka türlü birşey bu
Sen gelsen aniden

Kardelen,uçup gittin elimden
Peki,yine döner misin?
Sen kardelen,açıversen yeniden
Beni hala ister misin?

Aynı cümleyi on kere okurum
Bir şey anlamam, çünkü
Aklım hep sende
Eski bir rüya uğruna
Başka bir rüyaya tutundun, keşke
anlasan sen de

Başka türlü bir şey bu
Yalnız seni isteyen
Başka türlü bir şey bu
Sen gelsen aniden

Kardelen,uçup gittin elimden
Peki,yine döner misin?
Sen kardelen,açıversen yeniden
Beni hala ister misin?

Sen kardelen,uçup gittin elimden
Peki,yine döner misin?
Sen kardelen,açıversen yeniden
Beni yine sever misin?

Başka türlü bir şey bu
Yalnız seni isteyen
Başka türlü bir şey bu
Sen gelsen aniden

Kardelen,uçup gittin elimden
Peki,yine döner misin?
Sen kardelen,açıversen yeniden
Beni yine ister misin?

Sen kardelen,uçup gittin elimden
Peki,yine döner misin?
Sen kardelen,açıversen yeniden
Beni yine sever misin?
Beni yine ister misin?
Beni hala sever misin?

Kardelen..
Kardelen..
Kardelen..


Kelimeler

kaçıyor musun aşktan hala
koşup insandan insana
hayatı bırakıp tabağında,
boşver mi diyorsun kanasın
için acıyor mu hiç bazı bazı
cesur musun gözünü kapadığında
sımsıkılarmı kırpıyormusun
boşver mi diyorsun kanasın
biliyorum artık çok zor çok
kuracak yeni bir hikayem yok.
yine de uğraşıyorum rastgele bu eskimiş kelimelerle
yavaşlıyor ama durmuyor dünya,
zaman kimseden değilken yana
gitmiş herkes evleriniz bomboş
boşver mi diyorsun kanasın.
batmadık ama su alıyoruz
hissetmeden basıp toprağa,
tuz basmadan yaralarıma
boşver mi diyorsun kanasın.
alt üst olmuş coğrafyadan
cebinde bozuk paralarınla;
kendi mezarına selam durup
boşver mi diyorsun kanasın.


Kıskançlık

Bir gün daha bitti önümde
Günler gelir geçer ve antibiyotikler
Kimim ben? Bügün ne günlerden?
40derece yüksek ateş ve kıskançlık
Bu zayıflık anında,bir aşkın komasında
Kıskançlık aktıgında durmaksızın damarlarımda
Sen ilacımsın,susuz yuttuğum
Bir türlü gitmeyen ne yapsam da boğazımdan

Günlerdir hastayım ve bu beni delirtiyor
SÜrekli uykuyla uyanıklık arasında
Gidip gelip,gidip gelip,gidip gelip.
40derece yüksek ateş ve kıskançlık.

Kıskançlık bu zayıflık anımda,
Bir aşkın komasında
Ve aktığında damarlarımda.. kıskançlık...


Kim

Kim olacak bundan sonra
uyandığımda soğuk yatağımda
kim dinleyecek kalbimi
bakacak hep yüzüme
güzelmişim gibi sanki
kim tutacak son anda
bedenimi havada
düşen uçurumlarda
ben tutarken nefesimi
ağzından aldığım
ağzımda sakladığım
uçup gitmesin diye
biz büyür dünya değişirken
birbirimizi düşünüp başkalarıyla sevişirken…
kim sevişecek kalbiyle
inandırıp sevgiye
uyutup nefesiyle
kim ısıtacak teniyle sanki sıcak evim olup
kış vakti okul dönüşünde


Kişisel Birşey(favori paçam
)

Kişisel birşey değil bu
Yaşamak zor buralarda
Kimdendi bu yara diye
Kalbine sorduğunda
Gerçeği istiyorsan
Diyeceklerimi unuttum
Garip geliyor dostlar
İz bırakmadan kaybolunca

Bilirim geri gelmezler ama
En güzel günleriydi onlar hayatımın

Bazen bir fısıltı çıkar
Bağırmaya çalışınca
Tek bir umut bile yokmu
İnsan geçmişle yaşayınca
Sonkez inan yalan olsada
Bazen bir ruya yeter
Kendimi kandırabilirim
İkimizde görürsek eğer


Kupa Kızı Ve Sinek Valesi

Bir iskambil falında
Çıkmıştık birbirimize
O güzel kupa kızıydı
Sinek valesiydim bense

Gece yarısı o perşembe
Rastladım köprü üstünde
Ağlama dedim o ağladı
Trabzanlardan indiğinde

Saçların mı ıslak yoksa ıslak mı yaşamak dedim
Senin için rüzgarda hep yağmur mu var
Gözlerin mi daldı yoksa sıkıldın mı sorulardan?
Hiç geçmez mi gözlerinden bu sonbahar?

Bir kar tanesi ol
Kon dilimin ucuna
Bir kar tanesi
Eri ağzımda

Bir kar tanesi ol
Kon dilimin ucuna
Bir kar tanesi
Eri ağzımda

Sırılsıklamdı soyundu
Vücuduma dokundu
Biraz pürüzlü tenimde
Yaşam hücrelerimi buldu

Mutluyudum o uyudu
Sarıldım sayıklarken
Tanımadığım o adları
Yanımda çırılçıplak

Saçların mı ıslak yoksa ıslak mı yaşamak dedim
Senin için rüzgarda hep yağmur mu var
Gözlerin mi daldı yoksa sıkıldın mı sorulardan
Hiç geçmez mi gözlerinden bu sonbahar?

Bir kar tanesi ol
Kon dilimin ucuna
Bir kar tanesi
Eri ağzımda

Bir kar tanesi ol
Kon dilimin ucuna
Bir kar tanesi
Eri ağzımda

Rüyamda gururluydum, biliyordum diyordum
İnanmak lazımmiş meğer iskambil fallarına
Uyandım, bakakaldım, hayali bir parmağın
Bıraktığı yazıya, pencere camının buğusuna

Hoşçakal...

Bir kar tanesi ol
Kon dilimin ucuna
Bir kar tanesi
Eri ağzımda
 

#3

Mavi

Kaptan bu kadar hızlı gitme hava güzel deniz güzel
Yelken yeter bize akıntı burnu önümüzde
Mandalina kokuları sahilden dolsun içimize
Mutluyum diyorum kendime sağım solum önüm arkam
Her yer mavi mavi bu güzel eylül akşamüstü
Her yer masmavi akdeniz meltemi altında kitabım kucağımda
Ne güzel şey uyuklamak sana ilk aşık olduğumda
Geceyarı dolunayda bu koyda yüzmüştük çırılçıplak
Yıllar nasıl aktı geçti lacivert mayom eridi güneşten artık
Mavi mavi bu güzel eylül akşamüstü her yer masmavi
Yatma vakti geldi artık rakı balık harikaydı kaptan eline
Sağlık
Son bir kadeh dostlar için artık aramızda olmayan
İnşallah onlar da mutludurlar
Mavi mavi bu güzel eylül akşamüstü her yer masmavi


Mektup

Telefonda konuşamam bilirsin,
Mektuplarıysa ertelerim hep,belkide yazım çirkin diye.
Çok düşündüm, çok kurdum,
Karar verdim hep vazgeçtim,ama sana yazabilirim nihayet.
Aslında söz vermiştim,duygularımı kilitlemiştim,ta ki sen açana dek.
Korkma sevgi dilenmeyeceğim ama bilirsin beni işte
Bitiririm her şeyi bir dikişte

Napim?
Aşk bu,savaş bu binlerce yıldır sürüp giden
Aşk bu,savaş bu kadın ve erkek arasında

Artık saymıyorum yılları,bana deyip geçen hayatları,
Zaten pek de sevmem insanları.
Ama kimi dostlar var sevdiğim,sokak köpekleri beslediğim,
Bazı güzel anılar biriktirdiğim.
Tutku garip bir şey ve çok vahşi,
Ve çok hırslıydım zaten bende o yüzden de yağmaladım seni...
Kolay değildir bilirim,bir aşkı bir kalbe koymak,
Hele bir başkasını severken sen.

Teşekkürler,bir zamanlar beni cok sevdiğin için
Bu mektup da olmadı,kelimeler toparlanmadı,işte şimdi çöpe gidiyor.
Yinede mektubuma son verirken,
Seni her zaman çok seven,
Ben..


Motosikletli Kız

Motosikletli kız günlerdir seni bulmak için buralardayım,
Sen yoksun.
Motosikletli kız çatladımı dudağın,avucun,yüzün,yüreğin?
Üşüyor musun?
Kırık bir kalp elinde kala kala

Bir karamel tadıysa dünya senin ağzında,
Gittikçe azalan her nefes aldığında.
Bir karamel tadıysa dünya senin ağzında,
Gittikçe azalan her kalbin atışında.

Sanki seni benim için yapmışlar,
Sanki benim için yaratmışlar.

Sanki seni benim için yapmışlar,
Sanki benim için yaratmışlar,motosikletli kız.


Mutlu Son

Çok uzaktan geldiysen,
Otur, soluklan, dedi.
Kuraklıktan geçtiysen,
Dikenli yollardan,
Karanlıktan,
Gölgeden,
Issızdan
Yüzünü yalayan soğuktan,
Doğum,
Acı,
Doğrularım, korkularım.

Sorulunca yanıtı
İçimizde olan,
Kanımı donduran, ısıtan,
Durduran
Bir kalemsen,
Bir boş kağıt
Mutlu aşk varsa da,
Mutlu son yoktur.

Çocukluğun anıları
Sırtında ağır örtü,
Üşütendir aslında
Kış gecelerini
Süre değil anlattığım,
Her şeyin sonu

Mutlu aşk varsa da,
Mutlu son yoktur.




Ne Ekmek Ne De Su

Uyanıver gökyüzüyle sonsuzluğa
Unutuver
Hatırlatırsa ellerin
Süzülsün dudaklarından
Yıllar boyunca
Son bir nefes, acın katlanınca bana yoksun
Biliyorum
Usul usul eriyorum
Kararıyor gözlerim hep
Yorgunum
Yığılır kalır
Yüreğim
Donuk gözlerinde
Ter atar deniz geceler indiğinde bana yoksun biliyorum usul
Usul eriyorum kararıyor gözlerim hep yorgunum
Ne ekmek, ne de su
Sensizlik korkusu
Istemem yeter ki sen
Yanımda ol.
Yeter!


Nefes Nefese

Hayat unutursan vardır derken
Burukluğu akar üzerinden
Fırtınalı açık denizdim ben
Sen sakin bir koy ararken

Öğrendik yine de yaşayarak görerek
Çok sevdik hem de savaşarak ölerek
Öğrendik yine de unutarak duyarak
Çok sevdik hem de sevişerek öldürerek

Nefes Nefese,Nefes Nefese
Nefes Nefese,Nefes Nefese

Tek başımayım;güzel değil bu
Hiç özlememişim kendimi
Rutubetinden şişmiş kalbim
Artık açılmıyor bir türlü

Öğrendik yine de...


O

O her şeyi kendi yanından görüp
Almak istediğini alır
Başka şey düşünmez
Beni unuturdu
Onun her anı heyecan dolu
Beni üzdüğü zamanlar bile
Yokluğunu hissetmek
Beni korkuturdu
Ben her şeyi onun için, onun
Yanında yaparken
O hepsine uzaktan bakardı bir yabancı gibi
Her sözümü dinliyor gibi
Beni kandırırken
İçinden geçen binlerce ses bastırırdı sesimi
O her günü yeni bir umutla
Bekler gibi görünür
Yarına inanmaz, beni avuturdu
Onun her anı heyecan dolu
Beni üzdüğü zamanlarda bile
Yokluğunu hissetmek
Beni korkuturdu

Papatya

Bizi tanıyan herkes bilir
Senle ben eskiden beri
Hiç derdimiz olmadan büyümüştük yanyana
Hani çok sevdiğin o filmi gördükten sonra
Kısacık kestirip saçlarını içtin ilk sigaranı
Oh Papatya,
Yüzümün haline bak,
Seninle kim kalacak,
Işıklar kapanınca?
Benden çok uzakta
Oh Papatya,
Son bir defa bana bak,
Seninle kim kalacak ışıklar kapanınca
benden çok uzakta
Zaman mı değişti yoksa ben mi,
Geride kaldı o günler?
Aklım belli karışmış,
Yüzümde gölgeler.
Senin için saklayıp, sana getirip,
Anlattığım herşey
Artık çok boş geliyor
Yalan tüm kelimeler
Şimdi o günlere dönüp,
Seni düşündüğüm anlarda
Hala üstümde kokun,
Sesin kulaklarımda


Paramparça

Saatim yok tam olarak bilemem
Biraz bira biraz şarap önceydi
Nasıl oluyor vakit bir türlü geçmezken
Yıllar hayatlar geçiyor
Kayıp bir bavul gibiyim hava alanında
Yada boş bir yüzme havuzu sonbaharda
Çok mu ayıp hala mutluluk istemek
Neyse zaten hiç halim yok
Bugün benim doğum günüm
Hem sarhoşum hem yastayım
Bir bar taburesi üstünde
Babamın öldüğü yaştayım
Bugün benim doğum günüm
Kelimeler büyüyor ağzımda
Bildiğim tüm hayatlar
Paramparça, paramparça
Takatim yok yinede telefona sarıldım
Son bir özür için sevdiğim kadınlardan
Aradım mesajlar çıktı kapattım
Telesekretere konuşamayanlardanım


Parti

sıkı sıkı tuttum ellerinden, kayıp gitme hayatımdan sen de diye bazen
ama ittim çoğu kez ürküp aşkından güçsüz yaptın diye beni sen
oysa derinlerde hep bildim ki kanımdaydın
öyle gurur duydum ki beni böyle büyük sevebildin diye bana rağmen
gelmiştim, görmüştüm, yenilmiştim, sevmemiştim tam gidiyordum dünyadan sen yokken
öyle güzel aldın ki beni içine, öyle sardın ki benim oldun
ama korktum
kaybedecek bir şeyim oldu diye korktum
kaçtım bildiğim dünyaya
parti bitmiş, herkes gitmiş, dava düşmüş, konu kapanmış
acıkmıştım, susamıştım, üşümüştüm
kavrulmuştum sıcaktan sana geldim
damağım kuru, gardım inik, boynum bükük, dedim `yine al beni`
`seni bilirdim` dedin `çektim kepenkleri`
dedin `öldü bendeki sen, gömülü şimdi`
baktım, anladım
parti bitmiş, herkes gitmiş, dava düşmüş
konu kapanmış.




Rapsodi İstanbul

al tüm param bu dedim
boşver dedi sende kalsın
bir parça yeter ufak
kopar ver yiyeceğinden
etrafına bak onlardan olma sakın
yola koyul küçük küçük git buralardan

sokaklarda sapsarı yapraklar
mazgallarda yağmurlar
hangi kentte bu denli acı var
başka nerde istanbul kadar
git...

yapraklar yatağın olsun
kırlangıçlar arkadaşların
yıldızlar yorganın olsun
hem zaten gökte işsiz güçsüz duruyorlar

benden geçti ama sen yap
git buralardan
bitene kadar bitmez hayat
bitti mi de biter ama
iç tüm şaraplarını bu dünyanın
kay ıslak güvertelerinde
tüm güzel kadınların

sokaklarda sapsarı yapraklar
mazgallarda yağmurlar
hangi kentte bu denli acı var
başka nerde istanbul kadar
git...

yapraklar yatağın olsun
kırlangıçlar arkadaşların
büyük aşklar hep senin olsun
hem zaten boşuboşuna başkalarında duruyorlar


Renkli Rüyalar Oteli

arabayı sen kullan demiştim
içkiliyim.
'boşver yutalım şeritleri bas gaza' dedin
bu otel güzel adını sevdim,
orda öyle yerlerime dokun,
dokunmadığı kimsenin


sarhoş olsak ya,
kimiz unutsak ya,bulut olup iç içe
bardaktan boşansak ya sarhoş olsak ya
tek vücut olsak ya
yüksek doz aşk alıp burda mutlu ölsek ya
yıllar önceydi,
çok da güzeldi şimdi düşününce
benimsin demiştim
ben de senin
renkli rüyalar otelinde


kapıları çalmıştım
cevapsız savrulmaya
hiç atmayan kalpleriyle insanlara
ama sen farklısın
dedim,dedin ki sense
'dikkat et sadığımdır sadece
KENDİME!'

2x
sarhoş olsak ya
kimiz unutsak ya
bulut olup iç içe bardaktan boşansak ya
sarhoş olsak ya
tek vücut olsak ya yüksek doz aşk alıp
burda mutlu ölsek ya
yıllar önceydi çok da güzeldi şimdi düşününce benimsin demiştim bende senin renkli rüyalar otelinde


Rüzgar Gülü

Kır evinin verandasında
bir rüzgar gülüne rastladım
İnsanmışcasına konuşmaya başladım
Dedim, benim kadar yalnızsan
Tek gecelik bir aşksan
Omuzlarına abanan
Bir anıdan kaçıyorsan

Dibe vurduysan
yada hala düşüyorsan

Bir yaz günü Bir yaz günü
Hiç bu kadar üşüdün mü?
Rüzgar gülü Rüzgar gülü
Hiç ölümü düşündün mü?

Hayalimdeki adsız kadın
Sanki ağzımda tadın
Eminim ki sen de hep kendini aradın
Evimin yolu beni unutmuş otellerin soğukluğunda...
Tüm bu garip duygular
Bir tür iç kanama

Dibe vurduysan
yada hala düşüyorsan

Bir yaz günü Bir yaz günü
Hiç bu kadar üşüdün mü?
Rüzgar gülü Rüzgar gülü
Hiç ölümü düşündün mü?




Saat 03:00

Saat 03:00 olmuş,resimler buruşmuş,
Karlar erirken saçlarımda.
Sen hep güzelsin,
Benimse içtiğim her bir damla yaralarıma vurmuş.

Koşma yorulduysan,anaforda boğulduysan
Sen de korkuyorsan yalnızlıktan
Bilme istemiyorsan,bir an bile gülmiyorsan
Sen de sıkıldıysan yalanlarımızdan

Saat 03:00 olmuş,soğuktan deniz donmuş,
Balıklar kıyılara vurmuş.
Küçük bir kar tanesi,onca yolu uçmuç,
Sonunda tam dilimin ucuna konmuş


Sen Benim Olmasan da

Daha gün ışığı görmeden
Bana görünmeden,
Yolunda
Her gün arar o sevgiyi
Mışıl mışıl, uykusunda

Sanma seni hatırlarım
Önce, sonra, görmediğinde
Sanma sana çok kızarım
Zaten odam hep dar geliyor bana
Sen benim olmasan da...

Yazı bitiren o ellerin
Seni sevenlerin koynunda
gördüm acılı resmini
Bana gülümsedi
Sonunda

Sanma seni hatırlarım
Önce, sonra, görmediğimde
Sanma sana çok kızarım
Zaten odam hep dar geliyor bana
Sen benim olmasan da...

Ya siz beni sevenler,
Unuttunuz sonunda
Bu "oteller kenti" nin
Diğer yakasında

Zaten odam hep dar geliyor bana...


Senden Önce Senden Sonra

Bu çığlık çığlığa dalgalar
Ve hüzünlü güzel martılar
Rüzgara çarpıp çarpıp gelip doluyorlar kalbime

Yalnızım uçurum kıyısında
Hayat ve ölüm arasında
Tüm hayatım akıp geçiyor
Ayaklarımın altında

Daha kaç vücut gerek bana
Benim seni unutmama

Senden önce senden sonra


Sessiz Eller

Ben hala ölürüm plastik çiçekli gizli bahçemde
Sessizlikten kaçar sığınırım yorgunluğun koynuna
Apansız uyanır düşlerin
Tek güzel yerinde ararım tadını
Eve dönmenin yolunu bilmenin

Kimin, kimin bu sessiz eller
Mor halkalı yaralı gözler
Kıyılarıma vuran sen misin

Kimin, kimin bu kör gözler
Bu varışsız yalan sözler
Adını unutan sen misin

Ben hala ararım
Bilinmeyenin ulaşılmaz balını
Kaçarım kalabalıktan, yalnızlıktan
Dostumuz ölümden


Soluk Soluğa

Konuşacağım uyusan da
Tek bir kelime bile duymasan da
Biterken bir zamanlar
Çok sevdiğimiz bu hikaye
Dokunuyorum ellerine
Aralanmış bacaklarına
Eğilip ıslak ağzına
Agzımı dayıyorum son kez
Soluk soluğa
Saçların darmadağın
İç çamaşırların odaya saçılmış
Dün ağladıktan sonra
Makyajın yastığına akmış
Uyandırmadan seni
Sıyırıp üstünden herşeyi
Terden ıslak vücudumu

Vücuduna dayıyorum son kez
Soluk soluğa
Artık çok üzmüyor beni
Hiç bir sey hissetmiyorum hatta
Bir kaç anı sadece onlar da
Silinir nasılsa zamanla
Bırakmıştım uzun zamandır
Ama ihtiyacım var şu anda
Bazen bir içki şişesi
Yaşam destek ünitesi
Bu kez gerçekten giderken
Gerçekten terkederken
Sana kapıyı çekerken
Uzun uzun bakıyorum son kez
Soluk soluğa


Sus Konuşma

küçücüktüm , ufacıktım, bir dilenci kraldım
çok yürüdüm, çok acıktım
kalbim sızlar, yüzüm gizler
bir tren camından dünyayı gördüm, haline üzüldüm

sus konuşma
sözler kimin umurunda
son bir öpücük
yeter açık yaralarıma
belki sen
umutsuzluktan sessizsen
zaten her zaman kaybettik senle ben

hayat bir yarış dersin hep bir meydan savaşı
bir kavga, sakın yara alma
sen bir kağıt gemisin gazeteden
kıvrımların açılırken yorulmaz mısın
hergün ölmekten

sus konuşma
sözler kimin umurunda
son bir öpücük
yeter açık yaralarıma
belki sen
umutsuzluktan sessizsen
zaten her zaman kaybettik senle ben


Sürpriz

Ne güzel sürpriz bu böyle
Hoşgeldin
Boşver çabalama, konuşmak zorunda değilsin
Hem hareketlerinden,
Küçücük mimiklerinden kalbini okurum ben.
Bütün gün yataktaydım, yüzümde yastık izi
Seninse geçmisinde binlerce ağır yenilgi
Çok şaka yaptiysam
Aslında korktuğumdan
Beni zaten tanırsın sen
Derler ki , bir yerden sonra

Acımaz daha fazla
Zaten aşk kötü bir şaka
Anlamaya çalışma
Her güzel sey bitermiş
Aşk nedensiz sevmekmiş
Kulağımda gürültüyle, uyurken televizyon açık kalmış
Bir ülkenin bodrum katında
Kirli bir savaş varmış
Midem bulanıyor, galiba dünya tuttu
Beni hep unuttu
 
#4
Terlemeden Sevişenler

saat 11miş meğerse,fildişinden kulelerde sönüyor ışıklar bak
geceye günaydın diyelim gözlerinde çapak varsa hemen silelim
sıradan ölümlüleriz
büyümüş kimyası değişmiş
yazarız banıp kanımıza
tutkunuzdur yazgımıza
nasıl anlasınlar seni beni acıkmadan yiyenler,
uyumadan önce ayaküstü terlemeden sevişenler
niye külçe gibi kalpleri
kurumuş ağızları dilleri hepsi
yorgun yaşamamaktan
boşver anlamasınlar seni
ben anlarım bakışından bilirim her hücreni
nasıl görecekler seni
kapalıyken sımsıkı kalpleri
boşver dişle kendi fünyeni
zaten bir gün herşey biter
kabul edenler etmeyenler
kabul edilmiştir.


Tesadüfler

çoktandır
yaşıyormuş gibi yapıyordum demek bem bu şehirde
çoktandır
iki yabancı gibi yaşıyorduk demek biz bu şehirde
bende... bende..
belki yaşar belki ölürüm
çoktandır
eriyorsa eğer silinirmiş meğer büyükte olsa aşk
çoktandır
kanıyormuş meğer çalışırdım inan farketseydim eğer
bende... bende..
belki yaşar belki ölürüm
süresi hiç belli olmaz yokki zamanı
yarası zor geçer derler yokki ilacı
insan bazen yaşar bazende ölür
....


Tuzak

Aklın kayarsa
ellerinden
sen alışırken
tam severken
gökyüzüne bak
bak da söyle
yıldızların en küskününe
üç adım al
sonuca doğru
ayrılışa
sevene doğru
sevdiklerin
acıların
tatlı evin, çocukların.
sahibiysen
tuzak bunlar
unutmaksa intikamın
unuttuğunu da unutmaksa
kanla da
terle de yazsan da farketmez
sulara yazdıysan eğer.
bilemezsin
sevemezsin
görmezlerse seni hiç
yenemezsin.
duyamazsın, bulamazsın
görmezlerse seni hiç
olamazsın.




Yağmur

Dayanmak zormuş meğer
Sonu belli oyunlara
Reddetmeye gücün yoksa eğer

Oysaki özgürlüğü seçmek
Başka vücütlar sevmek
Bir şehri tam kalbinden
Beyninden vurup gitmek
Var aklımda bir yağmur
Çok uzaklardan çağırıyor
Gelirsen severim diyor

Yağmur yağmur çok uzaklardan
Çağırıyor gelirsen severim diyor

Her maske birşey söyler
Nefretler sevgiler
Bırak artık sevmiyorsan eğer

Oysaki özgürlüğü seçmek
Başka vücütlar sevmek
Bir şehri tam kalbinden
Beyninden vurup gitmek
Var aklımda bir yağmur
Çok uzaklardan çağırıyor
Gelirsen severim diyor

Yağmur yağmur çok uzaklardan
Çağırıyor gelirsen severim diyor


Yarından Bana Ne

Bu akşamüstü yine ben otururken penceremde
Yorgun gün sırtımda
Sağda solda insanlar görüyorum
Hepsi birden koşuyorlar mutlu yarına
Birkaç gün evvel olsaydı
Ben de koşardım onlarla
Bugün ben kaybettim
Benim için yarın olan tek sevgim,kime ne?
Şimdi ben gülüyorum
Herşey tatsız ve anlamsız bugün artık
Yarından bana ne
Bundan sonra tek başıma ben
Ne yaparım, nereye giderim boş umutlarla?
Bir kenarda durup herkesten yardım mı
Beklesem gözümde yaşlarla?
Hergün uğraş, hergün kaybet
Bak olmuyor, aldanma!


Yazgı

Sil severek gözleri
Dilsiz ellerinle sarmala
Sar beni
Korkusuz isteğin bağırsın
Ölmemiş sevgiler arasına koy beni

Aslında yok çaresi
Bilirim
Canlar verir soğuk nefesim
Aslında yok çaresi
Sevginin
Kabaran serin teninin

Yollara yıllara yazgımı yazdım yanında

Hep uzaksa herbiri
Kavrayıp bıraktıysan hep beni
Görünmem duvarlar inince
Yine de sen hep dokun
Gör beni


Yollar

Gözlerim kör karanlıkta
Kör kuyunda
Boğulursa,
Tenim benim olmadıysa
Yitirilmiş,
Tutsak olmuş,
Düşman olmuş,
Milyon defa tekrarlanan
Hayatımsa

Gizli bağın çözüldüyse
Yollar varsa
Pahalıysa
Uzun, kısa ya da darsa,
Artık hiç farklı omayan,
Sıkıldığın,
Hayatınsa

Aslında yollar
Yalanını görmez, yaraları sarmaz
Hiç bitmez
Aslında yollar
Daralıp açılmaz, sonuna da varmaz
Hem varsan da
Farketmez ki.

Oldu, oldum, çocuk kaldım
Yüreğimden yaralandım
Bir yer olsa
Huzur sunsa
Dizlerim üstünde çöksem
Sonsuz yolu aydınlansa
Günün ilk ışığında
Son bir kez nefes alsam
Kaybolasam gözyaşında
Ya da ilk kitabında


Zamparanın Ölümü

Pardon sizi birine benzettim geçmiş yıllardan
Yemin ederim azcık içtim, bu halim doğuştan
Şampiyonum sanırken diskalifiye olduğumdan
İşte sevgili bayan, tüm gevezeliğim bundan
Bir kız tanırdım eskiden,"hayat berbat" derdi
Loş kalbinde hayal kırıklıkları biriktirirdi
Her filmden, kitaptan bir rol seçerdi
Beğensin diye gelirse ölüm, makyajsız gezmezdi
Tanırsınız benim gibilerini boş sokaklardan
Çizgilere basmadan yürümeye çalışan insanlardan
Ama dün akşam dedim ki kendi kendime
Düşünme!
Kim anlamış ki sen anlayasın böyle?
Bir şey söyledi ki bence de doğru, bir bar filozofu
"Çok kadın hiç kadındır oğlum, yalnızlıktır sonu"
Kadehte yansımama baktı, ayaklı bir kanıttım
Kadın dergileri testlerinde her soruya yanıttım
Öyle güzelsiniz ki, galiba korkmaya başlamalı
Sizin kadar güzel olmak hemen yasaklanmalı
Durun, tahmin edeyim, balıksınız değil mi?
Çok yalnızım, n'olur size gidelim mi?


...ve bitti
 
#5
GEMİLER
Biran için çıksan hayatımdan
Yanık tenli omuzumdan
Haykırsam maziden, uzaklardan
Şu anda yanımda

Deniz rüzgara karışmış güneşte
Martı(dalga) sesleri vardı gülüşlerde
Gülüşlerde gülüşlerde

Sen geçerken sahilden sessizce
Gemiler kalkar yüreğimden gizlice
 

NeslisH

Özel Üye
#6
Teoman - Ağır Kapı


Ağır kapı aksak lisan
Kelimeler yetmiyor
Çıplak yara günışığı
Tenimi incitiyor

İçeriden yeni çıktım
Dünya almıyor beni
Yüreğimde yatar hala
Ölenlerin yemini

Hangi meydan hangi sokak kavuşturur bizi
Hangi yalan hangi yasak karşılar bizi

Ne insanlar ne mekanlar
Özlemlere yetmiyor
Başka sözler başka yüzler
Ödeşmeler bitmiyor

Aşk uyudu ranzalarda
Düşler eskidi gitti
Islığıma gömüyorum
Kalbimdeki sözleri

Hangi meydan hangi sokak kavuşturur bizi
Hangi yalan hangi yasak karşılar bizi
 

NeslisH

Özel Üye
#7
Teoman - Anlıyorsun Değil Mi?


Hava ayaz mı ayaz ellerim ceplerimde
Bir türkü tutturmuşum duyuyorsun değil mi?
Çalacak bir kapım yok mutluluğa hasretim
Artık sokaklar benim görüyorsun değil mi?

Zaman akmıyor sanki saatler durmuş bugün
Sonsuz yalnızlığımda birtek sen varsın bugün
Ya dön bana artık duyuyor musun beni?
Ya çık git dünyamdan anlıyorsun değil mi?

Bir resmin kalmış bende tam ortadan yırtılmış
Hani siyah kazaklı biliyorsun değil mi?
Gözlerimden süzülen birkaç damla anıda
Senin sıcaklığın var anlıyorsun değil mi?

Zaman akmıyor sanki saatler durmuş bugün
Sonsuz yalnızlığımda birtek sen varsın bugün
Ya dön bana artık duyuyor musun beni?
Ya çık git dünyamdan anlıyorsun değil mi?