Terk et üzüntülerini ayağa kalk

#1
Sponsorlu Bağlantılar
Mazlum ve mahzun kalmış tüm güzel kardeşlerime ithafen...



Yorgundu, yaşadıkları yormuştu onu,
yılların üst üste yığdığı acılar, hayal kırıklıkları ve ihanet
Mütebessim değildi,
donuk bakışlarla zamanın derinliklerine bakıyordu gözleri
Ona da böyle öğretiyordu hayat,
kim bilir ne duygular saklıydı yüreğinde,
belki de koca bir volkan taşıyordu sinesinde
Lakin diyemiyordu diyeceğini
Bir kayanın önüne dikilip ona karşı koymaktansa,
çek elini yuvarlanıp gitsin,
yoksa ya yorulur ya da altında kalırsın
Kendinden kaynaklanan olumsuzluklara elbette üzülmeli insan,
üzülmeli ki, ders alsın, pekişsin, tekamül etsin
Hem zor güç verir insana,
belini kırmayan darbeler adam gibi adam yapar seni
Ammaaa sen değilsen yaşananların müsebbibi,
çekil üzüntülerinin önünden
Dün için yapılacak bir şey yok,
yarını ise bilmiyorsun, o halde bugünü yaşa layıkıyla
Rabb'ul-alemin'e kıldığın o rüku, o secde yok mu,
yitirme anlamını, hiç çıkmasın aklından
Amma ve lakin eğersen boynunu
vefasızların, zalimlerin ya da sahtekarların verdiği ezadan
ya da bilmem hangi beladan dolayı,
zulmedersin kıldığın rükuya, secdeye
İnsan bu, kendi taşlarını kendisi döşeyip gidecek
cennete ya da cehenneme
Öyleyse taşlarını dikkatli döşe,
zira "Yamuk taşlardan da düz yol inşa edilir" dersen yanılırsın,
dümdüz taşları bırakıp bir kenara,
eğrilerini toplarsan yolda kalırsın,
daha önce nicelerinin kaldığı gibi
Allah'ın arzındasın ve zorlu bir imtihandasın,
insan yiyiciler, ayartıcılar ve iki yüzlüler
Yoldaşını bulmalı ve ondan hiç ayrılmamalısın
Haydi gülümse biraz,
imtihan denilen mecburiyet caddesinde yürürken,
hayatın tüm olumsuzluklarıyla alay edercesine gülümse
Sen ki, Allah'a teslimiyetle tüm dünyayı almışsın karşına,
ölümden öte köy olmadığının çoktan varmışsın farkına,
hal böyle iken, üzülüp ağlamak yaraşır mı hiç sana ?
Allah varsa eğer ki, varlığına, birliğine şehadet ederiz
senin yanındadır tüm kainat
Haklıysan eğer,
denizler, dağlar, rüzgarlar,
güneş, ay ve yıldızlar,
dağlar, taşlar, topraklar
harekete geçer senin için tüm mevcudat
Hayat kısa,
bir günün kuşluk vakti kadar ancak,
unutma, bu dünya asla cennet olmayacak
Zamanı geldiğinde sular sel olur, rüzgarlar fırtına
hele şöyle dönüp bir bak arkana,
dün ne isek bugün de oyuz
aşamadık kendimizi daha
Oysa çoktan başarmalıydık,
Sümeyye misali içip şehadet şerbetini,
çoktan bu dünyadan ayrılmalıydık
Lakin olmadı, yapamadık,
pek ağır geldi nefsimize,
sonunda biz de takılıp kaldık kendimize
Bu arada kalem incinmeye başladı yine,
uzun lafın kısası bu hayatın yok bir daha telafisi,
musalla taşından sonra, toprağın bağrıdır insanın son sevgilisi
Yormasın seni bu bozuk çark,
haydi terk et üzüntülerini ve ayağa kalk...



Handan Ayyıldız