Yasemin ve kakule kokulu şehir: Şam

Dine

Özel Üye
#1

Yasemin ve kakule kokulu şehir: Şam konusu hakkında yazılan mesajlar

Sponsorlu Bağlantılar
Yaseminve kakule kokulu şehir: Şam

Suriye'nin başkenti Şam sokaklarında gezerken kahveyi tatlandırmak için kullanılan kakule adlı baharat ile yasemin çiçeklerinin birbirine karışan kokusunu hissediyorsunuz

Havaalanı'nda körükten çıktığımda
elinde benim ve üç Türkün daha isminin bulunduğu bir tabela taşıyan uzun boylu adamla karşılaştık. Adı Rıdvan Homsi. Elindeki tabelada
benimki dışında bütün isimlerin yanlış olması
daha başından
seyahatimizin eğlenceli geçeceğinin işaretiydi. Cumhuriyet'te çalışan muhabirin Yıldız olan adı 'Baldız'
Samanyolu'ndan gelen arkadaşın soyadı ise Etyemez yerine 'Atçekmez' yazılmıştı. Rehberimiz Rıdvan Homsi
Arapça Türkçe karışımı
komik bir Türkçe konuşuyor. Çifte vatandaş. Konya'da askerlik yapmış. Sabah kalkış saatimiz 07.30. İnsafsız Homsi. O kadar yoldan sonra bu kadar uykuyla olur mu? Ama Rıdvan Homsi
gardiyan gibi. Minibüsten iniyoruz
önümüzde duran en az 2 kilometrelik yokuşu görünce beynimden vurulmuşa dönüyorum. "N'oluyoruz Homsi..." Burada Aziz Bovlus yaşamış
2 bin yıl önce. Onun kaldığı yere çıkıyoruz. "Aziz Bovlus kim Homsi..." Hz. İsa'dan sonra gelen ilk lideri Saint Paul'dan bahsediyor. Geziyi Suriye Turizm Bakanlığı düzenliyor. Türkiye dahil 21 Avrupa ülkesinden 200 civarında gazeteci var. Vatikan geçtiğimiz yılı St. Paul yılı ilan etmişti
kapanış törenlerindeyiz. St. Paul
fanatik bir Yahudiymiş. Hz. İsa'yla tanışınca
bu sefer de fanatik bir Hıristiyan olmuş. Yıllar sonra Roma'da giyotinle başı vurulan St. Paul
Yahudilerden kaçarken MS 25 yılında Şam'daki bu dağa sığınmış
hayatının 45 yılını Şam'da
bir kaç ayını da bu dağda geçirmiş.

CAMİ VE MERYEM ANA AYNI KAREDE
Yemek yediğimiz otel Hıristiyan mahallesinde
kocaman bir kayanın tepesinde. Otelin hemen önündeki bir kayanın üzerinde
kocaman bir Meryem Ana heykeli ile camiyi aynı kareye aldığımda
bu ülkede Müslümanlarla Hıristiyanların gerçek anlamda barış ve hoşgörü içinde yaşadığını düşünmeden edemiyorum ve doğrusu imreniyorum.



ŞAM'DA ROCK BAŞKADIR
Kapalı Çarşı'nın derinliklerinde başörtülü ya da başı açık genç kızlarla erkek arkadaşlarının girdiği kapıdan avluya yöneliyoruz. 20'li yaşlardaki bir rock grubu konser veriyor. Grubun adı UnWaited (Beklenmeyen). Genç rockçıların hareketli şarkıları ve onlara
başlarını sallayarak ya da dans ederek eşlik eden izleyicilerin kendini kaybetmiş halleri
bizde gerçekten 'beklenmedik' bir etkiye yol açıyor. Grup sonra
o gün yaşamını yitiren Michael Jackson anısına
ünlü sanatçının bir şarkısını da seslendiriyor. Eski Şam seyahatimiz sırasında karşılaştığımız renk ve tat bombardımanı
bize tüm yorgunluğumuzu unutturuyor. Taksiye binmek için ana caddeye yürürken Şam'ın diğer kokusuyla karşılaşıyoruz. Şehrin ortasından akan küçük derenin kenarındaki lokantanın bahçesinde
beyaz çiçeklerin kesif kokusunu da fark ediyoruz. Sokakta yürürken her nefes aldığımızda burnumuza gelen kokunun bileşenlerinin
kakule ve yasemin olduğunu o zaman anlıyoruz.
EMEVİ CAMİİ


Emevi Camii
MÖ 3200'de
Güneş'in oğlu Hudud tarafından inşa edilmiş
Hıristiyanlar tarafından kiliseye çevrilmiş. Emevi hükümdarı Abdülmelik bin Mervan
camiye çevirdiği yapının yerine
Hıristiyanlara altı kilise yapmış. Vaftiz kuyusu hâlâ duruyor. Caminin içinde
başı Yahudiler tarafından kesilen Hz. Yahya Peygamber'in türbesi var. Caminin etrafında
Hz. Muhammed'in kızı Rukiye ile Hz. Hüseyin ve Kudüs fatihi Selahaddin Eyyubi'nin de türbeleri var.

* * *
SEVİM TEYZENİN MÜTHİŞ HİKAYESİ
Rehberimiz Rıdvan Homsi
annesinin doğma büyüme İstanbullu olduğunu söylüyor. Sevim Hanım
gezimizin üçüncü günü
bizi kahve içmeye davet ediyor. Evleri
Şam'ın dışında
bakanların oturduğu Esat Mahallesi'nde. 220 metrekarelik muhteşem bir daire. Sevim Hanım ve kızı Emel Hanım
bizi tam bir Türk misafirperverliğiyle karşılıyor. Sevim Hanım
1950 yılında Balat'ta doğmuş. Zengin bir İstanbullu aileden geliyor. İstanbul ve Ankara'daki minibüs hatlarının bir bölümünü ilk onun ailesi kurmuş. Beylerbeyi ve Fındıkzade'de de oturmuşlar. 1953 yılında
mahallede başlayan salgın hastalık yüzünden annesi onu ve iki kız kardeşini alıp Suriye'deki akrabalarının yanına getirmiş. Sonrasını Sevim Hanım'dan dinleyelim: "Buraya ilk geldiğimde 13 yaşımdaydım. Çok sevdim
yedi ay kaldım. İnsanlar çok kibar. Eşim muhasebeci
Beşir Homsi. Annesi beni çok beğenmiş. Kayınvalidemi de ailesini de çok sevdim. Küçük yaşta evlendim. Türkiye'ye sık sık gidip geliyordum. Üç oğlum
bir kızım oldu. Tam 56 yıldır buradayım. Türkiye'ye gittiğimde kendimi Türk
buraya geldiğimde Suriyeli hissediyorum. Üç oğlum
bir kızım
altı torunum
bir de torundan torunum var. Oğullarımdan biri Amerika'da
diğeri Suudi Arabistan'da. Hayatımda istediğim her şeyi elde ettim. Ancak beş yıl önce eşimi kaybettim
bu beni çok üzüyor. Beş kız kardeşim ve abim Türkiye'de yaşıyor. Yine sık sık İstanbul'a gidip geliyorum. Hatta Üsküdar Sultantepe'de evimiz var. Gidince orada kalıyoruz."

* * *
OSMANLI'NIN İZLERİ HER YERDE
Nüfusun en az yarısının
Osmanlı döneminden kalma
Türk asıllı olduğu sanılan Suriye'de Türklüğünü hatırlayanların ve Türkçe konuşanların sayısı çok az. Beyt-ül Karslı
İzmirli ve Beyt-ül Kuvvetli gibi soy isimleri çok yaygın. Süleymaniye Camii ve külliyesi
en gösterişli Osmanlı eseri. Hicaz ve İpekyolu'nun buluştuğu demiryolu ve İçişleri Bakanlığı'nın gösterişli binaları da Osmanlı dönemine ait. Osmanlı'nın son yıllarında inşa edilen Süleymaniye Camii'nin bahçesinde
son Padişah Vahidettin ile Abdülmecid'in kızı Seniha Sultan'ın kabirleri var.

* * *
KIVANÇ'IN SURİYE'DEKİ ADI MUHANNET
Ortadoğu deyince
Türk televizyon dizilerinden bahsetmemek olmaz. Tabii ki Aşk-ı Memnu dizisinin oyuncusu Kıvanç Tatlıtuğ
dizideki adıyla Behlül'den... Suriye televizyonu
Kıvanç'ın dizide Behlül olan adını 'Muhannet' olarak değiştirmiş. Türkiye'nin Şam Büyükelçiliği çalışanları
Muhannet'in oynadığı dizinin saatinde sokakların nasıl boşaldığını şaşırarak anlatıyor. Ayrıca Şam sokaklarında
Kıvanç Tatlıtuğ'un fotoğrafının bulunduğu çok sayıda reklam tabelası da var. Vestel ürünlerinin reklamının yer aldığı tabeladaki fotoğrafın üzerindeki Arapça metinde
"Saadetiniz için yüzde 15 indirim" yazıyor. Suriye'de
İbrahim Tatlıses de çok seviliyor. Rehberimiz Rıdvan Homsi
iki yıl önce Tatlıses'in Şam'a geldiğinde nasıl karşılandığını
"Obama gelse bu kadar ilgi görmezdi
" diye anlatıyor.