Zaman,aŞka Kiyima BeŞ Var

#1
Sponsorlu Bağlantılar
Zaman

yalnızlığa beş var
boğazlayınca akrebin elleri yelkovanı bilinir elbet yokluğunun hiçlik boyutunda akrep zehri gibi içime doluşu...

Zaman

ölüme beş var
yaşamın tuzlu tadının gözlerdeki yerinden düşme anı kadar kısa ve taşı ayıklanması güç bir yığın pirinç hayat...

Zaman

düş düşkünü yanımızda karaya beş var
hülyaları kızgın yağlara dönmüştür uykuların
görülmesi arzulanan düş karanlığın zihnimize kusmuğudur oysa
aslında hayatın beyazdan ürküşüdür bu...

Zaman

bize bizsizlikte kendimize beş var
aşkın kan kokan koynunda dar sözler arifesinde an içinde yılı yaşamış yolu tüketmişken..

Zaman

haykırışlarla susmaya beş var
sessizlik kulakları sağır eden bir şehrin çığlığında öldü
ölü düşler topladık sokaklardan
sustuk ve kanadık suslu özneye döndük...

Zaman

yüzümdeki yüzüne beş var
cinneti bol bir akla düştüm
şizofrenik geceler durdu eşiğime
aynadaki aksimde seni gördüm
konuşamadım...

Zaman

aşktan et et kopmaya beş var
düşünceyi mengenelere vermişti dil
sırtlanlar amadedir elini bıraksam çullanırlar üstüme ve gözyaşım sıçrar beynime sus'a düğümlenirim...

Zaman

ardında kalan canın bitimine beş var ve son nefeslere düşer yaşamak dolu cümleler
kapı açıktır ölüm gelse ne değişir...

Zaman

aşkta akıl aramak deliliğine beş var
duyguları dizginleyemeden aklı safdışı bırakan bir delilikti aşk
en çok tutuşan yanımızda buza kestiğimiz andı...

Zaman

her kalkışın bir düşüşüne beş var
doğrulabileceğini düşünmeden devrilmekti kurallı cümlelerde kurmak istenilen hayatın devrik cümlelere düşerek ezilmesi...

Zaman

büyüdüklerimize beş var
çocukluğun kekremsi tadı damağımızda ve içimizin parkında aşk oyunu oynarken çocukluğa vuruldu büyüyüşlerimiz...

Zaman

vuslatın aaaatında ayrılığa beş var
kavuşmayı bilmeyen eller değil midir böğrümüze acıyı saplayan ve bu sevinin suretinden kirli elleri siluetimizi kapatmışken...

Zaman

kaybetmiş olmanın içindeki yitikliğe beş var
yanımıza çivilenen sızılar değil miydi aşktan artan
sözü söyleyenin öznesi yitirmekti yitiklik ve kayıp yarası en bol yanımıza bir tuz gölü kadar yakıştı...

Zaman

dile kıyıma beş var
telaffuzu bir fay hattı gibi geçti içimden aşkın;oysa sevdanın dili yaşanmışlara düşen koca bir yalandı koca bir yılandı
o zehrini en çok terk edilene bıraktı